DOLAR 1.491 - EURO 1.976 - ALTIN 65.35 - IMKB 66147
Pazar 28 KASIM 2010
G.Kore: Altılı görüşmenin zamanı değil İLK SINAV BİTTİ, ÖNLİSANS 14.30'DA Türk gemisine korsan saldırısı KUZEY KORE, FÜZELERİ YERLEŞTİRDİ! Çin tarafları acil olarak masaya çağırdı İDO'nun 2 seferi iptal edildi Motorinde tek vergi dönemi Üniversitede operasyon: 9 tutuklama Başkanı, Kılıçdaroğlu'na şikayet ettiler KURTULMUŞ: BİR İLKİ BAŞARDIK habertaraf.com
 
 
 
Modernizm ailenin sonu mu?
 
 
 
 
Sevim MURAT
Kolay para kazanmanın yolları!
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Paraska nine (Korolyük Praskovya) öldü
 
 
 
 
 
Zaman
Abdullah AYMAZ
Hayırdan hayır doğar
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Benim başörtülü milletvekili adaylarım
 
 
Yeni Şafak
Akif EMRE
Makedonya'dan yükselen çığlık
 
 
Yeni Akit
Ali İhsan KARAHASANOĞLU
Davacı: Tümgeneral.. Hakim: Albay!
 
 
Bugün
Aykut IŞIKLAR
Mehmet Ali Erbil-Hülya Avşar ve ilahi adalet
 
 
Milliyet
Can DÜNDAR
Özal dosyası Meclis’e geliyor
 
 
Radikal
Cüneyt ÖZDEMİR
Madımak Oteli'nde yakılanlardan mektup var
 
 
BUGÜN
Doğu ERGİL
Lizbon Zirvesi
 
 
Star
Ergun BABAHAN
Evet, ırkçı ve faşist!
 
 
Yeni Şafak
Fehmi KORU
Mesut Yılmaz ve Meral Akşener tanık olsun
 
 
Vatan
Hasan Celal GÜZEL
‘Askeri’ demokrasiden tam demokrasiye
 
 
Yeni Şafak
Hayrettin KARAMAN
İki hayırlı toplantı
 
 
Zaman
Hilmi YAVUZ
Naipaul konusunda nasıl linç edildim?
 
 
Star
Mehmet ALTAN
Elazığ-Tunceli Hattı
 
 
Zaman
Mümtaz'er TÜRKÖNE
Emre itaatsizlik
 
 
Milli Gazete
Mustafa ÖZCAN
Grileştirme
 
 
Akşam
Özlem ÇELİK
Başbakan'a hakaret davaları
 
 
Hürriyet
Yılmaz ÖZDİL
Bizim gözümüzle İsviçre İsviçreli gözüyle Türkiye
 
 
 
 
Selami SAYGIN
 
Necmettin EVCİ
 
Ahmet HAKAN
 
Mümtaz'er TÜRKÖNE
 
Aykut IŞIKLAR
 
 
 
Generaller de insandır

Mümtaz'er TÜRKÖNE
[email protected]
 
 
Talimatın, doğrudan Başbakan tarafından verildiği belli. Çünkü Lübnan'a giderken gazetecilerin, İçişleri Bakanı'nın görevden aldığı generalle ilgili sorusuna 'aynı işlemi Millî Savunma Bakanı da uygulayacaktır' diye cevap veriyor.

Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda görevli personelin 'açığa çıkarılma' yetkisi İçişleri Bakanı'na ait. Geri kalan bütün askerî personel için aynı yetki açık şekilde Millî Savunma Bakanı'na veriliyor.

926 sayılı TSK Personel Kanunu'nun 65. maddesi, tereddüde mahal bırakmayacak şekilde bu yetkiyi tarif ediyor. İki nokta üzerinde durmamız lâzım. Birincisi, bu yetki ilk defa kullanılıyor. Bugüne kadar hiç kullanılmayan bu yetki bugün nasıl kullanılabildi? İkincisi bakanlara bu yetkileri veren kanun maddeleri 1982 yılına ait, yani askerî darbe döneminin düzenlemeleri. Askerlerin ve askerî kurumların yetki, görev ve sorumluluklarını düzenleyen bir düzineden fazla kanun var. Darbe dönemlerinde yasama yetkisi askerî yönetimin kontrolüne geçince askerler ilk iş olarak bu kanunlarda kendi lehlerine değişiklikler yapıyorlar. Demokrasiye geçildikten sonra da sivil iktidarlara bir yığın kanunî zırhın önünde çaresiz kalıp pösteki saymak düşüyor. Çok kritik bir kanun olan Askerî Personel Kanunu da, 12 Mart ve 12 Eylül dönemlerinde köklü bir şekilde elden geçmiş. Bakanlara, 'açığa çıkarma yetkisi'ni veren 65. madde de 26.3.1982'de yani, 12 Eylül Diktası'nın emrinde kanun çıkartan Danışma Meclisi döneminde yeniden düzenlenmiş. Askerler, sivillere bu yetkiyi neden bırakmışlar?

Birinci soru, yani bu kanunî yetkinin ilk defa kullanılması bizi hukukun ötesine, devlet içindeki fiilî güç dengesine götürüyor. Kanunen yetkili olmanız, o yetkiyi kullanabileceğiniz anlamına gelmiyor. Fiilen de bu yetkiyi kullanacak güce sahip olmanız gerekiyor. Başbakan'ın bu yetkiyi iki bakanına kullandırması, devlet içindeki fiilî gücün artık sandıktan çıkan demokratik icra gücünün elinde olduğunu gösteriyor.

İkinci soruya, bu yetkinin askerler tarafından sivillere bırakılmasına gelince... Bu sorunun cevabı askerlerin meslekî çıkarlarında değil, devlet terbiyelerinde saklı. Çünkü başka türlü devlet yönetilemez. Devletin tekliği, egemenlik yetkilerini kullanması başka türlü mümkün olamaz; devlet içinde icra gücünün ulaşamadığı başka bir devlet ortaya çıkar. Devletin devlet olabilmesi için, icra gücünün kanunî olarak bu yetkiye sahip olması, askerin de kendini bu yetkiye göre bir yere yerleştirmesi gerekir. Geriye, kanunî olarak tanınan bu yetkinin fiilî olarak kullandırılmaması kalır.

Nitekim kullandırmamayı denediler. YAŞ'ta hükümetin bu paşaların terfilerini engellemesi devlet teamüllerine aykırı bir şekilde aşıldı. Paşalar gelecekleri görevlere vekâleten atandılar, ayrıca yargı bağımsızlığı olmayan Askerî Yüksek İdare Mahkemesi kararı ile hükümetin tasarrufunu etkisizleştirdiler. Bu durum karşısında hükümet elindeki kanunî yetkiyi kullanarak, yani hükümet ederek aslında kimin komutan olduğunu göstermiş oldu.

Askerin bu üç general için gösterdiği direnişe gelince... Devlet teamüllerine ve askerlik mesleğinin gereklerine aykırı bu lüzumsuz direnç ne için gösterildi? Bu soruya cevap bulmak için askerlerin de insan olduklarını hatırlamamız gerekiyor. Askerin direnci bürokratik otonomi talebi ile alâkalı. Her bürokratik kurum, eline güç ve fırsat geçtiği takdirde kendini yönetmeye ve mümkünse başkalarına da müdahale etmeye çalışır. Askerler de insan. Bürokratik bir kurum içinde yer alan her insan gibi kendi çıkarı peşinde koşuyor.

Sonuç itibarıyla, bakanların üç generali açığa almaları, mantık ve içerik itibarıyla Emniyet Genel Müdürlüğü'nde görevli iki daire başkanını görevden almaktan farksız. Sadece siyasetçiler, halktan aldıkları yetkiyi kullanmış olmuyorlar, devlet devlet olmanın gereğini yerine getirmiş oluyor. Silahlı gücü denetleyemeyen devlet, meşruiyetini kaybeder. Hükümet, üç generali açığa alarak devleti de vatandaşlar nezdinde meşruiyet sahibi bir devlet haline getirmiş oldu.

Askerler de insan. Hükümetin bu tasarrufu, hukuka saygı içinde devletine ve ülkesine hizmet eden askerlerin meslekî geleceğini garantiye aldığı için, insanî olarak en fazla yine onlar memnun olmuşlardır. [email protected]

 
25 Kasım 2010 - 08:00:56
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.481
1.491
 
 Euro
1.961 1.976
 
 Sterlin
2.295 2.345
 
 Altın
64.85 65.35
 
 IMKB
66147  
 
 
'Polemikçi yazarlar gizli işsiz'...
 
Ece Temelkuran: Yazılarımı okuyanlar makineli tüfek taşıyorum zannedebilir
 
 
 
 
  Bülend Ayanoğlu'ndan boşalan Türkiye gazetesi yazı işleri müdürlüğüne Spor Servisi Müdürü Sadık Söztutan getirildi.  
 
 
 
  Ünlü yazar Ahmet Tulgar'dan Cem TV ekranlarında inanılmaz gaf. Tulgar, konuğu Leyla Umar'a Benazir Butto ile ilgili öyle bir soru sordu ki...    
 
 
 
 
CHP ile BDP'nin "sol blok" olarak adlandırılan olası bir seçim ittifakına nasıl bakıyorsunuz?
 
- Her parti arasında ittifak olabilir. Gayet doğal karşılıyorum.
 
- Bu ittifakın sol değil "Kemalist" bir buluşma olacağını düşünüyorum.
 
- Demokratikleşmeye daha çok hizmet eden bir ittifak olur.
 
- Bölgenin, ülkenin ve demokratikleşmenin aleyhine, tehlikeli bir proje.
 
 
 
 
 
 
 
 








 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


  
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin