DOLAR 1.510 - EURO 1.978 - ALTIN 65.73 - IMKB 64042
Pazartesi 29 KASIM 2010
Borç yapılandırma tasarısı Meclis'te İran: Müzakereler 5 Aralıkta Cenevre'de Almanya: Amerika ile ilişkilerimiz sağlam WikiLeaks: Medvedev'in eşi bozuyor KESK'TE TACİZ İDDİASI: EVREN İSTİFA ETTİ Koçum, son yolculuğuna uğurlandı Mossad'ın başkanı değişti Erdoğan Kaddafi ile yemekte bir araya geldi Dolar 1,50 lirayı geçti Haberal'ın raporunun gizlenmesi: Soruşturma! habertaraf.com
 
 
 
ABD'nin izni olmadan WikiLeaks yayınlayamaz
 
 
 
 
Sebahattin EMÜL
Tarım Fuarları
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
WikiLeaks'ın kurucusu Julian Assange
 
 
 
 
 
Bugün
Adem Yavuz ARSLAN
Öcalan yine haklı çıkardı
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Haydarpaşa yanıyor
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Bu iktidar nasıl defedilir?
 
 
Zaman
Ali BULAÇ
Eşitlikten pozitif ayrımcılığa
 
 
Yeni Akit
Ali İhsan KARAHASANOĞLU
Yargıtay üyeleri için tutuklama yasak mı?
 
 
Milliyet
Aslı AYDINTAŞBAŞ
WikiLeaks kriptoları Washington’da kriz yaratacak
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
HAS Parti'nin marşı Grup Yorum'dan
 
 
Zaman
Ekrem DUMANLI
Gereği yapıldı
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
Bu sefer denize girmeden
 
 
Yeni Şafak
Fatma BARBAROSOĞLU
'Yusuf'un Rüyası'
 
 
Yeni Şafak
Hakan ALBAYRAK
Mavi Marmara şehitleri yetimhane kuruyor
 
 
Zaman
M.Nedim HAZAR
Yanalım!
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Wikileaks belgeleri gerçeklerden daha mı çarpıcıdır?
 
 
Star
Şamil TAYYAR
Onlar da acı çekiyor sayın Başbakan
 
 
Millî Gazete
Sinan BURHAN
Füze gibi iktidara...
 
 
Radikal
Tarhan ERDEM
Toplu konutlarda yaşam ve davranış farklılıkları
 
 
 
 
Lütfi BERGEN
 
Hakan ALBAYRAK
 
Şamil TAYYAR
 
Ahmet KEKEÇ
 
Adem Yavuz ARSLAN
 
 
 
Emre itaatsizlik

Mümtaz'er TÜRKÖNE
[email protected]
 
 
Genelkurmay'ın, Balyoz sanığı üç generali terfide ısrar etmesi, askerî tabirle tam olarak bir 'emre itaatsizlik' durumu. Asker, hükümetten gelen üç generalin emekliye sevk edilmesi emrine itaat etmiyor.

Kendi kurumsal birliklerinden Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'ni cepheye sürerek emre itaatsizlikte ısrar etmiş oluyor.

Muhalefet, hükümetin karşısına kim çıkarsa ona destek vermekten yana. Bahçeli'nin ve CHP'den birkaç ismin emre itaatsizlik eden askerin yanında yer almasının tek anlamı var: Başkalarının anlaşmazlıklarına taraf olarak veya alkış tutarak siyaset yapmak. Böyle bir tercihin sonucu ise, siyasette özne olmayı reddetmektir. Halbuki askerin ısrarı hem CHP, hem de MHP için bir fırsattı. Fırsattı, çünkü bu anlaşmazlık hükümet ile ordu arasında değil; doğrudan vatandaşla ordu arasında sürüyor. Tehdit altında olan toplumun kendisi.

Balyoz davası, askerî darbeler tarihinin kirli geçmişinin bir röntgenini verdi. Türkiye'nin en organize, en çok kaynak kullanan ve elindeki silahlarla en güçlü kurumu doğal olarak ordusu. Asker, bu kadar güç elinin atında iken kendisine verilen savunma görevi ile tatmin olmuyor, bir de ülkeyi yönetmeye kalkıyor. Siyasetin zaafları, demokrasinin ergenlik bunalımları askere işte bu fırsatı veriyor. Ancak asker ülkeyi yönetme hakkına bir gerekçe bulmak zorunda. Dünya barış içinde yoluna devam ederken, yönetme gerekçesi olarak ancak iç düşmanlardan şikâyet edilebilir. İç düşman ise yok. Bu sefer asker bu iç düşmanları kendisi imal etmeye ve sonra da toplumu bu canavara ikna etmeye girişiyor. Balyoz davası, doğrudan askerî gücün darbe gerekçesi olacak iç düşmanı halka yönelik terör eylemleri ile kendisinin organize ve icra etmesi anlamına geliyordu. Asker kişiler bölücülük ve irtica tehdidine toplumu inandırmak için kanlı eylemler yapıyorlar, sonra da bu eylemleri durdurmak, halkın güvenliğini sağlamak için yönetime el koyuyorlar. Balyoz, bu mantığın somut operasyon planlarından meydana geliyordu.

Önümüzdeki hesap çok kabarık. Şayet ordumuzda birileri, uzun askerî müdahaleler tarihinde benzer planlarla uğraşmamış olsaydı, en azından Kürt sorunu için bu kadar insan hayatı ve kaynak heba edilir miydi? Demek ki ordunun siyasetten uzak durması gerekiyor. Daha ötesi, hükümet tarafından yönetilebilmesi lâzım. Yoksa hiçbirimiz ne kendi can güvenliğimizden ne de ülkenin güvenliğinden emin olamayız.

Hükümetin emekliye sevkini istediği üç generalin suçlu olup olmadığını bilmiyoruz. Bunun için mahkemenin karar vermesi lâzım. Ancak hukuk, bu 'zan' üzerine ülkenin ve toplumun güvenliğini sağlayacak bir tedbir düşünmüş. Soruyu şöyle sorunca durum daha kolay anlaşılıyor. Sağa sola bomba atıp toplumu kargaşaya sürükleme ve bu yolla darbe yapıp yönetimi ele geçirme planları yapmakla suçlanan üç generalin, çok kritik görevlerde askerî birliklere komuta ettiği bir orduya güvenir misiniz? Bırakın sıradan vatandaşlar adına bizi, o komutanların emrinde görev yapan bütün astların da güvenmemesi lâzım. O zaman çare ne? Çare bu kadar ürkütücü suçlar isnat edilen generallerin, tekrar aynı işlere kalkışabilecekleri görevlerden uzak tutulması. Yani ya doğrudan emekliye sevk edilmeleri ya da açığa çıkarılmaları.

Hükümetin yaptığı da bundan ibaret. Hükümet, silahlı güce karşı benim hukukumu koruyor. Şayet benim hukukumu koruyamazsa orada ne işi var? Sıradan bir vatandaş olarak benim hukukumu koruyamayan hükümet kendi hukukunu koruyabilir mi?

Üç generalin açığa alınması, asker-siyaset ilişkisine dair bir tartışma değil. Doğrudan devlet yönetimi ve vatandaşın devlet karşısında haklarının korunması ile alâkalı. En başta da yaşama hakkı. Ordu üç generalin üzerinden içgüdüsel olarak bürokratik ayrıcalıklarını korumaya çalışıyor. Nasıl? Kendisi ve ülke için çok değerli olan itibarını harcayarak.

Emre itaatsizlik, bir ordunun en tepesinde ısrarla sürdürülünce askerinize güvenebilir misiniz? Her kademede asker, üstüne güvenebilir mi? Ordusunu emrine itaat ettiremeyen bir hükümete güvenebilir misiniz?

 
28 Kasım 2010 - 08:03:16
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.500
1.510
 
 Euro
1.963 1.978
 
 Sterlin
2.314 2.355
 
 Altın
65.35 65.73
 
 IMKB
64042  
 
 
SETA’dan çarpıcı Türkiye tespiti...
 
Türk dış politikasına yön veren merkezlerden SETA'nın Genel Koordinatörü Taha Özhan, yeni dünya düzenini anlattı.
 
 
 
 
  BAKANLARIN açığa aldığı 3 generale emsal oluşturan kararın 4 yıl önce Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından alındığı ortaya çıktı.  
 
 
 
  Terfi sıkıntısı yaşamak istemeyen bazı generallerin kalp hastalığı gibi görevlerini aksatacak önemli rahatsızlıkların tedavisi için GATA yerine özel hastaneleri tercih ettikleri belirlendi. Ağustos YAŞ'ında Orgeneralliğe terfi eden Ege Ordu Komutanı Nusret Taşdeler'in de koroner by-passs ameliyatı için 2004 ve 2007'de GATA'yı tercih etmediği ortaya çıktı. Taşdeler'in Fırat Tıp Merkezi'ndeki laboratuar sonuç belgesine adı farklı yazılırken, yaşı ise 106 olarak gösterildi.    
 
 
 
 
CHP ile BDP'nin "sol blok" olarak adlandırılan olası bir seçim ittifakına nasıl bakıyorsunuz?
 
- Her parti arasında ittifak olabilir. Gayet doğal karşılıyorum.
 
- Bu ittifakın sol değil "Kemalist" bir buluşma olacağını düşünüyorum.
 
- Demokratikleşmeye daha çok hizmet eden bir ittifak olur.
 
- Bölgenin, ülkenin ve demokratikleşmenin aleyhine, tehlikeli bir proje.
 
 
 
 
 
 
 
 


slottyway





 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin