DOLAR 1.510 - EURO 1.978 - ALTIN 65.73 - IMKB 64072
Pazartesi 29 KASIM 2010
APA'nın başkan yardımcısı Türkiye Diyarbakır'da soygunu bir kişi yaptı Altında yeni rekor Banliyö tren seferleri normale dönüyor Dolar 5 günde yüzde 4,35 prim yaptı ABD SAVCISI AKTİF SORUŞTURMA BAŞLATTI Akdağ'dan domuz gribi açıklaması Altının ateşi düşmüyor Diyarbakır'da banka soygunu Borsa'da büyük düşüşler sürüyor habertaraf.com
 
 
 
ABD'nin izni olmadan WikiLeaks yayınlayamaz
 
 
 
 
Sebahattin EMÜL
Tarım Fuarları
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
WikiLeaks'ın kurucusu Julian Assange
 
 
 
 
 
Bugün
Adem Yavuz ARSLAN
Öcalan yine haklı çıkardı
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Haydarpaşa yanıyor
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Bu iktidar nasıl defedilir?
 
 
Zaman
Ali BULAÇ
Eşitlikten pozitif ayrımcılığa
 
 
Yeni Akit
Ali İhsan KARAHASANOĞLU
Yargıtay üyeleri için tutuklama yasak mı?
 
 
Milliyet
Aslı AYDINTAŞBAŞ
WikiLeaks kriptoları Washington’da kriz yaratacak
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
HAS Parti'nin marşı Grup Yorum'dan
 
 
Zaman
Ekrem DUMANLI
Gereği yapıldı
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
Bu sefer denize girmeden
 
 
Yeni Şafak
Fatma BARBAROSOĞLU
'Yusuf'un Rüyası'
 
 
Yeni Şafak
Hakan ALBAYRAK
Mavi Marmara şehitleri yetimhane kuruyor
 
 
Zaman
M.Nedim HAZAR
Yanalım!
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Wikileaks belgeleri gerçeklerden daha mı çarpıcıdır?
 
 
Star
Şamil TAYYAR
Onlar da acı çekiyor sayın Başbakan
 
 
Millî Gazete
Sinan BURHAN
Füze gibi iktidara...
 
 
Radikal
Tarhan ERDEM
Toplu konutlarda yaşam ve davranış farklılıkları
 
 
 
 
Lütfi BERGEN
 
Şamil TAYYAR
 
Hakan ALBAYRAK
 
Ahmet KEKEÇ
 
Adem Yavuz ARSLAN
 
 
 
Türkiye kimle rekabet ediyor?

Necmettin EVCİ
[email protected]
 
 
Türkiye varlığını bir başka ülke veya ülkelere mi isnat ediyor? Türkiye bu anlamda başka bir ülke ile yarış veya rekabet içinde mi?

Türkiye’nin ilerlemesini anlamak isteyenler, inşa edilen yeni zemini ve siyaset paradigmasını kavrayamazlarsa bu tür sorulara cevap bulmada tıkanırlar. Çünkü Türkiye, varlığını başka gerçekliklerle de idrak ediyor belki ancak başka güçlere isnat ve nisbet etmiyor. Yapılanlar reaksiyon olarak değil aksiyon olarak ortaya konan çabalardır. Reaksiyon sizin tutumunuzu özgün kılmaya yetmez. Tepkisel tutum bir şekilde başka kuvvetlerin yönlendirdiği tutumdur. Veya tutum alışınızda başka itkiler başat rol oynuyor demektir. Siyasi gelişmelerde böyle bir faktörün olduğu doğrudıur. Ancak bütün gelişmeler temelde böyle bir faktörün etkisine indirgenemez. Öyle olursa Türkiye’nin özgün duruşundan ve politika üretmesinden bahsetmemiz zorlaşır. Çünkü tepkisel tutum, özgün ve özgüğr düşünce üretemez.

Türkiye kendi siyasetini üretiyor. Kendi paradigması ile var olmaya, yolunu kendi varoluş amacına uygun açmaya çalışıyor. Birilerinin karşısında olmak için özel bir çaba sarf etmiyor. Ama ne çare ki, bulunduğu yerde birileri onun karşısına çıkıyor veya doğal olarak karşısında oluyor. Biz de o birilerinin karşısında oluyoruz elbette. Çünkü biz burdayız. Burada olacağız.

Türkiye’nin kimi ülkelerle rekabet ettiği düşüncesi yanlıştır. Bu yaklaşıma yaşadığımız dünyanın rekabet üzerine kurulduğu tezinden yola çıkarak karşı gelenler olabilir. Kendi açılarından haksız da sayılmazlar. Ancak, özellikle kapitalist ekonomiden siyasete de taşınan bu kavramda, birinin kaybetmesi üzerine kurulu bir kazanma yarışı vardır. Oysa Türkiye birilerinin kaybetmesi üzerine bir kazancın hesabını yapmadı, yapmıyor. Resmi politikaya dönüşen “Kazan kazan” anlayışı bunun kanıtıdır. Ayrıca komşularla ve bölgeyle sıfır sorunlu politikanın hedef olarak belirlenmesini düşünürseniz, Türkiye’nin birileri ile rekabet içine girmediğini söylemeye bile gerek kalmaz.

Biz başkalarının kaybetmesinin, gerçekte bizim kazancımız olmayacağını da biliyoruz. Batı uygarlığı ile İslam medeniyetinin temel farklarından biri de bu olmalıdır. Biri kendi varlığı için başkasını yok eder, diğeri birlikte var olmayı düstur edinir.Hem geldiğimiz siyasi ve ekonomik bilinç seviyesi, hem de ahlak ve medeniyet değerlerimizin bize telkinleri ile zaten başka türlü davranamayız. Manen ve maddeten zayıf düşmüş komşumuzla, hiç bir surette ortak çıkarlara dayalı ilişki kuramayız. Çevrenizin zenginliği, yoksulluğu, sorunları sizi doğrudan etkiler, etkiledi de. O nedenle olayları derinlemesine analiz etmeye bile gerek yok. Herkes, Türkiye’nin komşuları başta olmak üzere yardımlaşmayı öne çıkardığını görmektedir.

Bölge ülkeleri ile yakınlaşmalar her alanda işbirliğine dönüşüyor. İç Asya’dan, Kafkasya’ya, Balkanlar’dan Ortadoğu’ya kadar hemen tüm ülkelere, Türkiye imar edici olarak gitmektedir. Dost ve kardeş olarak gitmektedir. Bu iyi niyetimiz pratik sonuçları itibariyle halkları yakınlaştırmakta, bütünleştirmektedir. İzlenen politika doğrudur. Hatta dünyaya model olacak bir program hayata geçirilmektedir.

Türkiye rekabet mi ediyor? Olaya bir de ülkemizin niteliğini göz önünde tutarak bakmalıdır. Rekabet etmeyi gerektirecek nitelikte ülke yok gibidir. Çünkü Türkiye; sahip olduğu değer, kaynaklar, tecrübe, özellik ve dinamizmle bir merkez güçtür. Bu anlamda kendisinden büyük ender ülkelerden biridir. Şu saatten sonra Türkiye, organik etki alanı ile birlikte bütün bir coğrafyanın adıdır. Herkesçe bilinen kültür coğrafyasının adı! Bu ifade ile ne demek istiyoruz? Türkiye; siyasal sınırları, coğrafi sınırlarla başlayıp biten bir ülke değildir. Türkiye Osmanlı Devletinin var olduğu bütün alanlarda, insanlarla çok rahat ilişki geliştirecek, onlara öncülük edecek tarihsel, kültürel bağlara sahiptir. O bağlar bizi birlikte var kılmaktadır. Biz başaracaksak hep beraber başaracağız. Çünkü kaybedersek hepimiz kaybederiz. Öyle oldu.

İlla da bir rekabet arayacaksak ve rekabet içinde olacaksak; ancak bölge ülkelerini çalkantıya sürüklemek isteyen odaklarla olabilir. Başta Siyonist İsrail olmak üzere kimlerin bölge ülkelerini destabilize etmek istediği bilinmektedir.

Türkiye’nin yeni gerçekliği, bölge barışını bozmak isteyenleri huzursuz ediyorsa, bizimle birlikte ait olduğumuz bütün coğrafyanın harekete geçmesi sebebi iledir.

 
28 Kasım 2010 - 00:01:07
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.500
1.510
 
 Euro
1.963 1.978
 
 Sterlin
2.314 2.355
 
 Altın
65.35 65.73
 
 IMKB
64072  
 
 
SETA’dan çarpıcı Türkiye tespiti...
 
Türk dış politikasına yön veren merkezlerden SETA'nın Genel Koordinatörü Taha Özhan, yeni dünya düzenini anlattı.
 
 
 
 
  BAKANLARIN açığa aldığı 3 generale emsal oluşturan kararın 4 yıl önce Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından alındığı ortaya çıktı.  
 
 
 
  Terfi sıkıntısı yaşamak istemeyen bazı generallerin kalp hastalığı gibi görevlerini aksatacak önemli rahatsızlıkların tedavisi için GATA yerine özel hastaneleri tercih ettikleri belirlendi. Ağustos YAŞ'ında Orgeneralliğe terfi eden Ege Ordu Komutanı Nusret Taşdeler'in de koroner by-passs ameliyatı için 2004 ve 2007'de GATA'yı tercih etmediği ortaya çıktı. Taşdeler'in Fırat Tıp Merkezi'ndeki laboratuar sonuç belgesine adı farklı yazılırken, yaşı ise 106 olarak gösterildi.    
 
 
 
 
CHP ile BDP'nin "sol blok" olarak adlandırılan olası bir seçim ittifakına nasıl bakıyorsunuz?
 
- Her parti arasında ittifak olabilir. Gayet doğal karşılıyorum.
 
- Bu ittifakın sol değil "Kemalist" bir buluşma olacağını düşünüyorum.
 
- Demokratikleşmeye daha çok hizmet eden bir ittifak olur.
 
- Bölgenin, ülkenin ve demokratikleşmenin aleyhine, tehlikeli bir proje.
 
 
 
 
 
 
 
 


slottyway





 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin