DOLAR 1.491 - EURO 1.976 - ALTIN 65.35 - IMKB 66147
Cumartesi 27 KASIM 2010
Oyak Renault: 67 - Antalya B.B: 76 ÇARŞI LİDERİ MAKARYAN SİLAHLA VURULDU İstanbul ve Mersin'de olaylı gece SÜPER LİG'DE 14. HAFTANIN GÖRÜNÜMÜ Nadal ilk finalist oldu Türk bayraklı gemiyi kaçırma girişimi Banvit: 79 - Tofaş: 68 İSTANBUL B.B: 0 - FENERBAHÇE: 1 Aliağa Petkim: 84 - Pınar Karşıyaka: 82 Erdoğan'dan basına pankart eleştirisi habertaraf.com
 
 
 
Şehirlerin istihdam fotoğrafında büyük eksik
 
 
 
 
Ahmet ASLAN
Garipliğin normalleşmesi
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Yüzyılı kurtaran Türk Rektör Abdullah Atalar!
 
 
 
 
 
Zaman
Abdülhamit BİLİCİ
Psikolojik harekâta dikkat!
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Ağca’ya açık çağrı: Gel Abdi İpekçi’de buluşalım
 
 
Bugün
Ali Atıf BİR
Bahçeli'nin matematiği...
 
 
Milliyet
Aslı AYDINTAŞBAŞ
‘Merak etme sen’ edebiyatıyla olmaz
 
 
Radikal
Cüneyt ÖZDEMİR
İbrahim Tatlıses'in dokunulmazlığı kaldırılsın
 
 
Akşam
Deniz Ülke ARIBOĞAN
Kore'lerde ısınan sular
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Muhalefet var rekabet yok!
 
 
Star
Ergun BABAHAN
Katillerle yandaşlık!
 
 
Bugün
Erhan BAŞYURT
İşte terfi dayatması yapılan o paşa!
 
 
Bugün
Gülay GÖKTÜRK
Geç kalmış bir yetki kullanımı
 
 
Bugün
Gültekin AVCI
Her gün sivil darbe
 
 
Yeni Şafak
Hakan ALBAYRAK
Lübnan'daki bu manzara bize ne söylüyor?
 
 
Sabah
Mahmut ÖVÜR
CHP'nin 'sivil'leri rahatsız
 
 
Star
Mehmet ALTAN
Askeri yargıyı lağvetmedikçe
 
 
Millî Gazete
Mehmet Şevket EYGİ
İki Yahudi devleti
 
 
Vatan
Mustafa MUTLU
Kayseri polisi, içki içenlerin fotoğrafını neden çekiyor?
 
 
Akşam
Nagehan ALÇI
Öcalan mı Kürtlere Kürtler mi Öcalan'a hükmedecek?
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
Sivilleşme yolculuğu bu, üzülmeyin
 
 
Yeni Akit
Serdar ARSEVEN
“Başarısız Komutanlar” ve çürük “paşa yakınları”
 
 
 
 
Reha RUHAVİOĞLU
 
Ahmet ÖZCAN
 
Hakan ALBAYRAK
 
Alper GÜRKAN
 
Ahmet HAKAN
 
 
 
Üçlersek kötü

Taha KIVANÇ
[email protected]
 
 
Kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Bunun birkaç sebebi var. Biri, tepki vermekte geç kalmam. Diğeri, sevdiğim veya değer verdiğim insanlarla ayrı düşmem. Bir başkası, varılan sonucun beni rahatsız etmesi.

Sonradan kendisini 'beyaz Sırp'a dönüştürmüş Boşnak asıllı yönetmen Emir Kusturica Antalya Film Festivali jürisine çağrıldığında yaşananlar da beni rahatsız etmişti. Halkının yaşadığı zulüm ve mezalime kulaklarını tıkamış nabekâr bir adam Kusturica; kendini beğenmişin teki üstelik. Ürettiği filmler, o dönem öyle gerektirdiği için birileri tarafından aşırı övülerek ön-plana çıkartılmış kof bir şöhret.

Gerçek bir sinema adamı olan Semih Kaplanoğlu'nun sesini "Bu adamın jüride ne işi var, ben filmimi yarışmadan çekiyorum" diye yükseltmesinin ardından sökün eden yayınlar üzerine, daha jüri görevine başlamamış olan Kusturica, apar topar ülkemizden ayrıldı.

Kendisini eleştiren grup içerisinde bir bakan da bulunduğu için hükümeti de işin içine kattığı bir dizi suçlama eşliğinde...

Adamı gönderdik ve sevindik; kansızlara bu ülkede yer yok diye...

Bu hafta sıra, kendisine Kraliçe tarafından tevdi edilmiş 'Sir' unvanını pek sevmiş, kara derisiyle konuşup yazdığı 'beyaz İngiliz' dili arasındaki farklılık yüzünden gerçek Batılıların arkasından güldüğü, çıktığı yumurtanın kabuğunun çirkinliğini yansıtan romanlarıyla, o dönem öyle gerektirdiği için Nobel ödülüne lâyık görülmüş V. S. Naipaul'daydı sıra.

Naipaul dosyasını Hilmi Yavuz açtı ve adamın kitaplarına sinen 'İslâm-karşıtı' havayı yansıtıverdi. İslâm'a iyi gözle bakmıyormuş Naipaul, Müslümanlar hakkında hiç de hoş olmayan sözler sarf etmiş, satırlar çiziktirmiş...

Kendisini davet eden İstanbul 2010 yönetiminin ricasıyla olacak, Naipaul ülkemize gelmekten vazgeçti. Kusturica'yı selâmsız göndermiştik, Naipaul'un yüzünü Şeytan'a havale ettik...

İçimden hiç sevinmek gelmiyor nedense.

Semih Kaplanoğlu beyefendi bir insan, Hilmi Yavuz dünyalar tatlısı biri; her ikisinin de içte ve dışta çok sayıda dostu, sevdiği olduğunu sanıyorum. Herhalde sevmedikleriyle de birlikte oldukları ortamlar çıkıyordur. Hilmi Yavuz'un şimdiden birkaç kitaba ulaşmış anıları ve portreleri içerisinde hoşlanmadığı arkadaşlarıyla ilgili bölümler de bulunuyor.

Hep sevdiklerimizle birarada olacak değiliz ya, zaman zaman nefret ettiklerimiz de karşımıza çıkabiliyor. Evet, evlerimizi öyle tiplere kapatıyoruz, davetlerimizden onları uzakta tutuyoruz, davet edildiğimiz yerlerde karşımıza çıktıklarında görmezden geldiğimiz de oluyor. Fakat işte o kadar. Gidip kimsenin burnunu kırdığımız, ya da gözünü oyduğumuz yok.

Kusturica ve Naipaul'e "Hoş gelmedin" çekenlerin de bu sadette uygunsuz bir vukuatını işittiğimi hatırlamıyorum.

Onbinlerce insanın canını alan kanlı savaşları çıkartan Bush'u bile yaptıklarından sonra ağırladık ülkemizde; Kusturica veya Naipaul kim ki?

Galiba tepki vermemiz için bir şeyin iki defa tekrarlanması gerekiyor bizler için. Emir Kusturica Antalya'dan iki ay evvel Bursa Belediyesi tarafından ülkemize çağrılmış. Boşnak kökenlisi en fazla ilimiz olan Bursa'ya gelmiş adam, herhangi bir olayla ve tepkiyle karşılaşmamış... Naipaul de öyle; dört ay önce o da bir başka etkinlik için İstanbul'daymış, kitabından bölümler okumuş, alkışlanmış ve gönderilmiş...

Son zamanlarda yerli veya yabancı davetlere 'Evet' demem hayli azaldı; ancak yıllar boyu katıldıklarımdan tecrübe sahibiyim: Davet sahiplerinin büyük bölümü bize (şahsen veya ülke olarak) sevgi besledikleri için bunu yapıyor değil. Sevmiyor, takdir etmiyor, hatta içinden nefret de ediyor; ancak bir siyasi akıl davet edip iyi muamele etmesi gerektiğini ona söylüyor.

Aynı platformu zorunlu olarak işgal ettiğimiz tiplerin hepsinin en ufak bir zaafı olmamasını talep etmek gibi bir lüksümüz yok. Kimsenin yok. Hoşgörü veya müsamaha meselesi de değil bu. Beğenmediğiniz biri jüride yer mi alıyor, o yarışmaya katılmayabilirsiniz. Davetliyse itiraz eder, davete gitmezsiniz. Yazılı-sözlü tepki verirsiniz. Hatta yüreğiniz elveriyorsa, davete katılıp düşündüklerinizi yüzüne karşı ifade edersiniz...

"Gelmesin" veya "Defolsun" türü yaklaşımlara karşıyım ben.

Bu yaklaşımın dünyanın her yerinde standarda dönüştüğünü varsayalım, emin olun, sırf bu coğrafyanın insanları oldukları için, Semih Kaplanoğlu ve Hilmi Yavuz da dahil, bizden pek az kişi herhangi bir ülkede basacak yer bulabilirdi. 'İslamophobia' yüzünden...

Kusturica ve Naipaul'e ülkemizi dar ettiğimiz için nasıl olur da sevinebiliriz? Ben sevinmiyorum ve bunu -tepki vermekte geç kaldığım için üzüntülerimi de ifade ederek- sizlerin de bilmenizi istiyorum.

Umarım, yanlışı üçlemeyiz.

 
26 Kasım 2010 - 08:09:35
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.481
1.491
 
 Euro
1.961 1.976
 
 Sterlin
2.295 2.345
 
 Altın
64.85 65.35
 
 IMKB
66147  
 
 
İnsan hem sosyalist hem Müslüman olamaz mı?...
 
Numan Kurtulmuş: AK Parti eleştirdiği anti demokratik yapılara benzedi
 
 
 
 
  Efsane dizi 'Kurtlar Vadisi Pusu'yla ilgili olarak flaş bir gelişme konuşuluyor.  
 
 
 
  Kanalın iki önemli ismi Mehmet Ali Birand ve Cüneyt Özdemir twitter'da fena kapıştı..    
 
 
 
 
CHP ile BDP'nin "sol blok" olarak adlandırılan olası bir seçim ittifakına nasıl bakıyorsunuz?
 
- Her parti arasında ittifak olabilir. Gayet doğal karşılıyorum.
 
- Bu ittifakın sol değil "Kemalist" bir buluşma olacağını düşünüyorum.
 
- Demokratikleşmeye daha çok hizmet eden bir ittifak olur.
 
- Bölgenin, ülkenin ve demokratikleşmenin aleyhine, tehlikeli bir proje.
 
 
 
 
 
 
 
 


mospet



Mostbet AZ

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt https://www.krufarhiv.com/ (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin N1 casino her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


mostbet login  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik Betwinner
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin