DOLAR 1.512 - EURO 1.941 - ALTIN 61.02 - IMKB 59443
Cuma 3 EYLÜL 2010
Diyarbakır Erdoğan'ın ziyaretine hazır Fransa Antrenörü Collet: Türkiye maçı zor olacak Genelkurmay Başkanı Koşaner, Başbakanlık'ta "Bakan ile katil kolkola" iddiası asılsız çıktı Çelik: Türkiye'de genel başkan çok, tek lider... Atatürk Havalimanı'nda şarbon paniği Danimarka cami projesi raftan tekrar indirildi Felaketi kapıya MEB'in aceleci kararı getirdi Enflasyon rakamları açıklandı Borsa güne alıcılı başladı habertaraf.com
 
 
 
Evet diyoruz, neden mi?
 
 
 
 
Mustafa YOLCU
Ankara İncek imar planı
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Bruce Willis'e ruh veren adamın ölüm yıl dönümü
 
 
 
 
 
Bugün
Adem Yavuz ARSLAN
Evet çıkarsa çeteler biter
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Sorulara sorularla cevap veriyorum
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Bedri ile Fazıl
 
 
Milliyet
Çetin ALTAN
Af...
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
Gül'ün Bosna Hersek'e mesajı: Bölünerek bir yere varamazsınız
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
Anayasa Mahkemesi Partisi
 
 
Bugün
Esra UÇAR
Allah belanızı versin deyip geçip gidecek miyiz?
 
 
Milli Gazete
Gökçen GÖKSAL
Edebiyat ve kuram
 
 
Sabah
Haşmet BABAOĞLU
İnternet kuşağı çocukları gerçek dünyayı seviyor
 
 
Vatan
Hikmet BİLA
12 Eylül 'tatilci'lerine...
 
 
Yeni Şafak
İbrahim KARAGÜL
Akdeniz'deki sır ölüm, semboller, bağlantılar..
 
 
Radikal
Mehmet Ali KIŞLALI
Asker- medya ilişkileri nereden nereye?
 
 
Vakit
Merve KAVAKÇI İSLAM
Obama’nın Müslümanlığı
 
 
Vatan
Mustafa MUTLU
Gözyaşınıza sahip çıkın Sayın Başbakan... Ya da bir daha ağlamayın!
 
 
Zaman
Mustafa ÜNAL
Gül: Biz de milli takımız
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Nurettin Veren ve The Cemaat'te yeni bir ihanet!
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
230 bin 'zorunlu asker' 'angarya sektörü'nde
 
 
 
 
Harun KABAN
 
Alper GÜRKAN
 
Mustafa YILDIZ
 
Ahmet HAKAN
 
Kevser TOPKAR
 
 
 
Neşeli basın, bunu da yazın

Engin ARDIÇ
 
 
Herkes bilir: Bu ülkede "dini" bayramlar coşkuyla kutlanır, "milli" bayramlara yalnızca tatil muamelesi yapılır.

Elbette dini bayramları "Avrupa'ya ya da deniz kenarına kaçma fırsatı" olarak algılayan bir azınlıkla, milli bayramlarda faşistliği kabaran diğer bir azınlık bunun dışındadır.

Örneğin 30 Ağustos, gazetelerin "sürmanşetten vermezsek asker kızar" korkusuyla uyguladıkları bir "rutin" hatırlamaya indirgenmiş, ama oturup da "hipodroma girerken bir çiçek gibi açan Kuleli öğrencilerini" yüreği küt küt ata ata izleyen pek kalmamıştır.

Milli basketbol maçları, hipodrom törenlerinden çok daha heyecan vericidir. Hele hele Rusya ve Yunanistan maçlarının arasına sıkışan bayram, Rusya ve Yunanistan maçları kadar ilginç değildir.
30 Ağustos, bir avuç Ankara gediklisinden başka kimseyi ilgilendirmeyen "resepsiyonlarıyla", bitmez tükenmez Anıtkabir ziyaretleriyle ve yıllardır birbirinin tıpkısının aynısı resmi demeçleriyle, bir "asker bayramıdır" artık.

Çünkü efendim, büyük zaferin üstünden tam seksen sekiz yıl geçmiştir. Gençlerin gözünde "İstanbul'un fethinden" çok fazla da bir farkı kalmamıştır.

Artık siviller "Yunan ordusunu nasıl ezdiğimizi" değil, "vizesiz Yunan adalarına nasıl gitmeyi" düşünüyorlar.

Gazetelerde gene birtakım yazılar da yayınlanır tabii böyle günlerde, büyük taarruz nasıl planlandı, İzmir'e doğru ağlıyor musun anne, hey gidinin efesi, hoyda bre, falanca paşanın emireri anlatıyor, falan filan. Bunların da eski çekiciliği artık kalmamıştır.

Çünkü artık gazetelerin "Atatürk diktatör müydü" ya da "Hitler deli miydi" gibi müthiş(!) tartışmalarını hiç iplemeyen yepyeni bir kuşak gelmiştir.

Dün baktım, sevgili dostumuz Fatih Çekirge de bir 30 Ağustos yazısı kaleme almış.

30 Ağustos'un, hele bir Ankaralı olarak iyice bıkkınlık veren yaldızından sıkılmış, TBMM'nin gizli tutanaklarını incelemiş. İyi de etmiş.

Bu tutanaklarda, büyük taarruz öncesi Atatürk'e nasıl muhalefet edildiğini görmüş.

Gerçekten de, meclisin "ikinci gurubu", niçin bir türlü saldırıya geçilmediğini, niçin başkomutana olağanüstü yetkiler verildiğini sürekli sorguluyordu, 1922 yılının ilk aylarında... Yani Atatürk açık seçik eleştirilebiliyordu mecliste...

Hemen belirtelim: Bu tartışmalar abesti.

Çünkü ne zaman nereden saldırılacağı sivilin değil askerin işiydi ve saldırı planı, meclisin gizli oturumlarında bile uluorta tartışılamayacak kadar "nazik" ve "hayati" bir meseleydi.

Hatta ikinci grup, yani muhalif grup, Fransız Devrimi'ndeki Konvansiyon Meclisi'nin "delege" uygulamasından esinlenerek (Carnot, Fouche, Barras, Carrier) cepheyi teftiş etmeye doğrudan bir "meclis komisyonu" göndermek bile istemişti.

Sevgili dostumuz Çekirge, bu demokratik meclis ortamını çok beğenmiş ve savaşın işte böyle "muhteşem" bir meclisle kazanıldığını söylüyor.

Hayret... On yıl kadar önce "demokrasiyi sevmediğini" bana söyleyen de gene kendisiydi... Sevgili dostum büyük bir gelişme ve olgunlaşma içinde, ne de olsa yaşı da ilerliyor.

Peki sonra ne olmuş da o muhteşem meclis kuzu gibi, mum gibi olmuş?

Nasıl olmuş da ortalıkta muhalefet kalmamış?

Niçin meclis üyeleri, el kaldırıp indiren parti memurlarına dönüşmüşler?

"Milli mücadele meclisine kendi iradesiyle çatır çatır mebus seçip gönderen" iller, nasıl olmuş da "münhal bulunan bilmemnere mebusluğuna Ankara'dan aday atanmasını" asla tartışamaz ve sorgulayamaz duruma getirilmişler?

Bizim Fatih, incelemelerini derinleştirdikçe bunları da yazar, okurunu aydınlatır, umarım.


 
1 Eylül 2010 - 11:36:09
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.502
1.512
 
 Euro
1.926 1.941
 
 Sterlin
2.310 2.350
 
 Altın
60.58 61.02
 
 IMKB
59443  
 
 
Yurttaş temelli mi, inanç temelli mi?...
 
Kılıçdaroğlu, Milliyet yazarı Devrim Sevimay'a konuştu. “Biz hiçbir zaman insanları etnik kimliğiyle değil hep yurttaş temelli gördük.' diyerek Anayasaların etnik değil, yurttaş temelli hazırlanacağı dersini veren Kılıçdaroğlu, partisinin insanları inanç temelli ayırmasına değinmedi.
 
 
 
 
  Yeşilçam'da oluşturduğu kötü karakterle bir döneme damgasını vuran sanatçı Nuri Alço'nun ölmeden önceki son arzusu ne?  
 
 
 
  CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'PKK'ya genel af' talebi 'ruh ikizi' MHP kanadından ters tepkiler aldı. Kılıçdaroğlu'nun 'evetçi sanatçılar' Sezen Aksu ve Orhan Pamuk'u da telefonla arayıp görüşmesi ülkücüleri iyice kızdırmaya başladı.    
 
 
 
 
Kılıçdaroğlu'nun referandum sürecindeki performansını nasıl buldunuz?
 
Başarılıydı. Tam bir lider olduğunu ispatladı.
 
Başarılı olup olmadığı 13 Eylül'de anlaşılır.
 
Başarısız. Sözünün arkasında durmuyor. Sürekli geri adım atıyor.
 
Kılıçdaroğlu'ndan lider olmaz. Yakında partiyi yine Baykal'a kaptırır.
 
 
 
 
 
 
 





 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin slottica her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin