DOLAR 1.506 - EURO 1.993 - ALTIN 67.05 - IMKB 64759
Pazar 12 ARALIK 2010
AHMET KAYA 10. YILINDA ANILDI Dünyada en hızlı büyüyen il İstanbul HES'TE ÖLENLERİN İSİMLERİ BELLİ OLDU Kardemir Karabükspor: 2 - MP Antalyaspor: 0 Melike bebek de haya veda etti Arda Turan: Çok üzgünüz Hagi: Taraftarlarımızdan özür diliyorum Westerwelle Türkiye'nin AB üyeliğine karşıymış DSP eski başkanı Sezer CHP'ye yeşil ışık yaktı Bağcılar'da markete molotoflu saldırı habertaraf.com
 
 
 
Füze kalkanı muamması
 
 
 
 
Rabia ÇEK
Yeni bir sosyosfer
 
 
 
Okur Temsilcisi
İlginç videolar
 
 
 
 
Haydar Aliyev'in vefat yıl dönümü
 
 
 
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Daha beteri var mı?
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
Erdoğan, 68'i 'veba' gibi anlatamaz
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Ümit Boyner'in 'yumurtacı' sevgisi nereden geliyor?
 
 
Star
Ergun BABAHAN
Yumurta günlükleri
 
 
Bugün
Erhan BAŞYURT
Yumurtalı "saldırı" demokratik hak olmalı mı?
 
 
Yeni Şafak
Fehmi KORU
Gençler bilebilse, yaşlılar yapabilse...
 
 
Bugün
Gülay GÖKTÜRK
Kaç paşayı sürgüne gönderecektiniz?
 
 
Milliyet
Güneri CİVAOĞLU
Apo’nun cemaat sürprizi
 
 
Yeni Şafak
Hakan ALBAYRAK
Böyle devrimci sol mu olur?
 
 
Yeni Akit
Hasan KARAKAYA
Kılıçdaroğlu, Dursun Önkuzu cinayetinin neresinde?
 
 
Zaman
M.Nedim HAZAR
Mösyö
 
 
Posta
Mehmet Ali BİRAND
Gençlerle kavga etmenin tehlikesi
 
 
Radikal
Murat YETKİN
Üniversitelerde ikinci 68 mi?
 
 
Milli Gazete
Mustafa ÖZCAN
Cezayir ve Türkiye: Nasıl bir benzerlik?
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Gençlik öfkelenecek, siz hoş göreceksiniz
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
Eylemci gençler darbecilerin aleti mi?
 
 
Akşam
Serdar AKİNAN
Anarşist bunlar!..
 
 
Yeni Akit
Serdar ARSEVEN
Düşman mısın!..
 
 
Bugün
Toktamış ATEŞ
Halka saygı
 
 
 
 
Selami SAYGIN
 
Necmettin EVCİ
 
Serdar AYDIN
 
 
 
"Masum öğrenci gösterisi" ne demek?

Gülay GÖKTÜRK
[email protected]
 
 
İki eylemin art arda yaşanması çok iyi oldu.

Birincisinde, yani Başbakan'ın Dolmabahçe'deki rektörler toplantısı sırasında, polisin gereksiz ve insafsız bir güç kullanımına tanık olduk ve bu davranış bütün kamuoyunun tepkisini çekti.

İkincisinde, yani Burhan Kuzu ve Süheyl Batum'un Siyasal Bilgiler Fakültesi'ndeki konuşmaları sırasında ise muhalif bir öğrenci grubunun iki siyasetçinin ifade özgürlüğünü ve salonda bulunan geniş öğrenci kitlesinin o siyasetçileri dinleme hakkını engelleyişini izledik. Bu defa, teşhir olan protestocu öğrencilerdi. Protestocu grubun terbiyesizce, kaba saba, son derece antipatik ve anti demokratik davranışları, o görüntüleri izleyen bütün sağduyulu insanların tepkisini çekti. Eğer protestocular, konuşmacılara yönelik protestolarını makul bir süre devam ettirip daha sonra da dinlemek isteyenlere saygı göstererek salonu terk etselerdi böyle bir tepki oluşmazdı. Yine aynı şekilde, protestocuların protestoyu "tadında" bırakmayıp toplantıyı sabote etmeleri üzerine, okul yönetimi harekete geçip onları (orantısız güç kullanmadan) dışarı çıkarmayı becerebilseydi, bu müdahale de kamuoyunun desteğini alırdı.

Bu iki örnek bize "protesto hakkı" ve "asayişi koruma görevi" meselelerine soyut değil somut planda bakmamız gerektiğini gösteriyor. Genellemeler yapmak yerine tek tek her olayda yapılan gösterinin "demokratik hak" kapsamına girip girmediği, suç oluşup oluşmadığı ya da güvenlik görevlilerinin asayişi koruma görevini kötüye kullanıp kullanmadığı ayrı ayrı değerlendirilmeli...

Bu arada, yumurta atma eylemi üzerine de birkaç söz:

Doğrusu ben yumurta atmayı barışçı protesto gösterilerinin kapsamında görmeye epey yatkınım. Ama bu konuda kafamın net olmadığını, aksine ikna olmaya hazır olduğumu da söylemeliyim. Zira yumurta meselesi, barışçı bir gösteri ile şiddet içeren dolayısıyla da suça dönüşmüş bir eylemin tam sınırında bir yerde duruyor. Bir yandan atılana fiziksel zarar vermeyi amaçlamıyor ama bir yandan da belli bir saldırı niteliği taşıyor. İşte bu "sınırda" olma özelliği nedeniyle yumurta atmanın suç sayılıp sayılmaması tartışmalı. Ama siyaseten acizliğin, ahlaken de terbiyesizliğin göstergesi olduğundan şüphe yok.

X x x

Yaşadığımız öğrenci protestoları sırasında benim dikkatimi çeken bir başka nokta daha var: Protesto eylemlerini değerlendirirken, hukuki olanla siyasi olanın birbirine karıştırılması; bir başka deyişle, eylemcileri suçlamak isteyenlerin onların siyasi ya da ideolojik yapılarını "teşhir" ederlerse, eylemi de suç kapsamına sokabileceklerini sanmaları...

İşte size son günlerde köşelerde yer alan ifadelerden bir demet:

Yapılan gösteriler "masum öğrenci eylemi" değilmiş; göstericiler "belli bir ideolojinin takipçileri" imiş! "Mao'cu Kızıllar yine sahneye çıkmış!" Göstericiler "malum çevrelerin piyonu ya da maşası olan", "öğrenci kisveli provokatörler"miş. Yaşanan olaylar öğrencilerin kullanılarak Sarıkız Darbe Planı'nın hayata geçirilişi imiş!

Bir kere masum öğrenci hareketi ne demek? Öğrencilerin ideoloji sahibi olması onları masum olmaktan çıkarıp kirletiyor mu? Belli bir ideoloji söz konusu olunca masumiyet kaybedilip otomatikman suçlu mu olunuyor? Sarıkız Darbe Planı'nda "öğrencileri sokağa dökmek"ten bahsediliyor diye, yaşanan her öğrenci protestosunu "Sarıkız'ın hayata geçirilişi" olarak damgalamak nereye götürür bizi?

Bir eyleme yön veren siyasi ya da ideolojik çizgiye karşı olabilir, onu eleştirebilir ve kitlelere teşhir edebilirsiniz. Ama bu görüşleri, o eylemleri gayrimeşru ilan etmek için kullanamazsınız. Eğer bir ülkede fikir özgürlüğü varsa, bir protesto eyleminin meşru ya da gayrimeşru oluşu sadece eylemin şiddet içerip içermemesi ile ilgilidir; katılımcıların siyasi görüşü ile değil... Bu protesto gösterilerini katılımcıların siyasi fikirlerini ya da örgütsel aidiyetlerini teşhir ederek suç kapsamına sokmaya çalışanlar, "fikir suçu" kavramını pekiştirmekten ve yeniden üretmekten başka bir şey yapmıyorlar.

Öyle görünüyor ki, askeri vesayet rejimine karşı mücadele sürecinde kendini dönüştürmeye ve fikir özgürlüğüne saygılı yeni bir üslup benimsemeye çalışan geleneksel sağ siyaset -en azından o kanadın ağırlıklı bir kesimi- eski reflekslerinden kolay kolay kurtulamıyor. Düşünün ki, dünyada komünizm denen şeyden eser kalmamış ama bizim kimi dindar/sağcı kalemler hâlâ 1970'lerin "kızıllar sahnede" tarzı söylemlerine sarılıyor.

En ufak bir toplumsal muhalefet hareketinde antikomünizmin bütün o küflü silahlarının yeniden devreye sokuluşunu görmek; o anakronik üslubun dirilişine tanık olmak hüzün veriyor insana. Gerçekten hüzün veriyor...

 
10 Aralık 2010 - 10:14:22
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.496
1.506
 
 Euro
1.978 1.993
 
 Sterlin
2.340 2.395
 
 Altın
66.61 67.05
 
 IMKB
64759  
 
 
İşadamı olmanın birinci kuralı: Ağlamak...
 
İş dünyasını çok iyi bilen gazeteci Funda Özkan: Bazen kendimi çiftlikteki tavuklar gibi hissediyorum
 
 
 
 
  Filipinler'de haftalardır devreden piyangoda büyük ikramiyeyi, bilet sırasında kendisine omuz atıp önüne geçen kadına müsade eden 63 yaşındaki 'kibar' Filipinli kazandı.  
 
 
 
  CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 'şova dönebilir' kaygısıyla geceye katılmayacağını Radikal'e açıklamıştı. Başbakan Erdoğan'dan da aynı sinyaller alındı.    
 
 
 
 
Dünyanın gündemine oturan WikiLeaks hakkındaki kanaatiniz nedir?
 
Örnek bir gazetecilik yapan, korkusuz bir site.
 
WikiLeaks, ABD, İngiltere ve İsrail'in yürüttüğü yıldırma stratejisine alet oluyor.
 
Dünyada artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Herkes şeffaf olmalı. WikiLeaks bu açıdan iyi bir iş başardı.
 
Bu belgeler İslam coğrafyasını birbirine düşürüp parçalamak için yayınlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 






 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


  
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin