DOLAR 1.507 - EURO 2.015 - ALTIN 67.54 - IMKB 66380
Pazartesi 13 ARALIK 2010
AB, İsrail'e yaptırım çağrısına uymadı Spor Toto Süper Lig'de 16. Haftanın görünümü Bank Asya 1. Lig'de 16. Haftanın görünümü Bolu Dağı'nda kar yağışı başladı Karşıyaka: 0 - Orduspor: 2 Dışişleri Bakanı Davutoğlu ABD'ye gidiyor Çanakkale Boğazı ulaşıma açıldı Netanyahu: Tazminat yok Wikileaks'e "isimsiz" destek 'KURU KURUYA ATMIYORUZ, ELİMİZDE BELGE VAR' habertaraf.com
 
 
 
İsrail'le buzlar yangın ateşiyle erir mi?
 
 
 
 
Ahmet ASLAN
AK Parti'nin küçük korkuları
 
 
 
Okur Temsilcisi
İlginç videolar
 
 
 
 
Kerkük türküleri öksüz kaldı
 
 
 
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
27 Mayıs kokuları geliyor
 
 
Bugün
Ali Atıf BİR
Yumurtalar süngümüz, şemsiyeler miğferimiz...
 
 
Zaman
Ali BULAÇ
Yumurta fikir değildir
 
 
Yeni Akit
Ali İhsan KARAHASANOĞLU
Baro Başkanı, “Kanunu görmezden gelin” derse!
 
 
Milliyet
Aslı AYDINTAŞBAŞ
PKK cemaatten ne istiyor?
 
 
Vatan
Can ATAKLI
Yumurta “darbeci” taş “demokrat” olamaz
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
"Kemalist olmayan" sol nasıl üretilir?
 
 
Bugün
Gülay GÖKTÜRK
Tarih tekerrür eder mi?
 
 
Yeni Şafak
Hakan ALBAYRAK
"Hicaba Azadlıq"
 
 
Akşam
İsmail KÜÇÜKKAYA
İstanbul polisi nerede hata yaptı?
 
 
Milliyet
Mehveş EVİN
Gülen okulları Hollanda Meclisinde
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
CHP kurultayına doğru
 
 
Star
Şamil TAYYAR
“Tayyip bey haddini aştı”
 
 
Akşam
Serdar AKİNAN
Piç kuruları
 
 
Millî Gazete
Sinan BURHAN
Sünniler Kerbela'nın neresinde?
 
 
Radikal
Tarhan ERDEM
Çarşaf liste, nereden nereye?
 
 
 
 
Şamil TAYYAR
 
Mansur Tuncay TAŞÇI
 
Adem Yavuz IRGATOĞLU
 
Necmettin EVCİ
 
Tarhan ERDEM
 
 
 
Bizden uzakta bulsunlar

Necmettin EVCİ
[email protected]
 
 
Ziya Gökalp’a göre ulus veya millet bir mefkûredir. Mefkûre bütün bir milletin ortak idealiyle oluşur. Eğer milletsek varoluşumuzun ortak his ve heyecanını duyarak bir bütünlük oluşturmalıyız. Aydınlar da halk da değişik katmanlarda da olsalar milli mefkûreyi paylaşmak durumundadır. Hars ve kültür noktasında esas olan halkın değer ve algılarıdır. Seçkin de olsalar, aydınlara düşen mefkûreyi tartışmak, onun bilincini üretmektir. Aydın halka karşı olmak gibi bir yanlışlık içinde olamaz. Buna hakkı yoktur. O’nun ‘Türkçülüğün Esasları’ başta olmak üzere kimi eserlerinde bu tarz düşüncelerini okuyabilirsiniz.

Taha Parla Gökalp üzerine son derece güzel ve dil olarak da yalın bir çalışma yapmıştı: “Ziya Gökalp, Kemalizm ve Türkiye’de Korporatizm” (İletişim yay. İst. 1993) Bu kitap konusundan çok daha fazla bilgiler üzerine yoğunlaşması bakımından da ayrıca önemli. Orada konumuzla ilgili olarak Parla, Gökalp’in aydın yaklaşımını açıkladığı bir yerinde şu tespiti yapar: “Resmi seçkin, halka ve kültürel normlara uymadığında yalnızca kültürel açıdan değil, baskı ve zulmün türevleri olan ekonomik ve siyasal ayrıcalıklarıyla da ‘ulusal seçkin’ olmaktan çıktığında, kamu vicdanını rencide eder ve meşruiyetini yitirir.” (s.139,140) Bu alıntı yıllardır süren ama huyluyu huyundan vazgeçiremeyen tartışmalara katkı babından söylediklerimizi çok iyi özetliyor.

Ziya Gökalp’in halkçılık, kültür ve aydın yaklaşımı kabul edilmiş olsaydı, yıllar yılı sürdürülen gerilimlere gerek kalmazdı diye düşünüyorum. Bu ayrı bir konu. Alıntıda öne çıkan asıl unsurlardan biri hiç şüphesiz resmi aydının(!) halka uzak duramayacağıdır. Eğer uzak durursa, bir yabancılaşma yaşar ve zulmetmiş olur, meşruiyetini yitirir. Bu çerçeveden bakıldığında aydınımızın ciddi manada bir meşruiyet sorunu olmuştur. Halkla doku ve kan uyuşmazlığı içindedir. Bunun böyle gidemeyeceği sosyal, siyasal, kültürel bir yasadır. Halka efendilik taslayarak dahası efelenerek bir ayrıcalık elde etmeye çalışmak, ancak sömürge ülkelerinde görülebilir. Bir de bizdeki gibi benliği körelmiş, ruhu köleleşmiş aydınlarımızda elbette.

Suçu sadece aydınlar üzerine yıkmayalım. Bizde aydınlar siyasi gelişmelerden bağımsız düşlünce üretememişlerdir. Hatta siyasilerimizi aydın tanımı içinde değerlendirmek en azından modern yaklaşımın benimsediği paradigma içinde yanlış olmaz. Özetle aydın da siyasetçi de halka karşı olmamalı, halka uzak ve ters düşmemelidir. Burada halkın düşünen dimağı olarak aydın ve siyasetçilerin halkın içinde, onlarla birlikte olarak ve fakat gerektiğinde eleştirel düşünceler geliştirmeleri ile basit popülizmi birbirine karıştırmamak gerekir.

Şimdi bütün bunlardan sonra halkımız ne istiyor? Kendi gözlemlerime dayanarak aydın ve siyasilerimizin çok iyi, hikmetli, hakikatli düşünmelerini istemek birinci öncelik değil. Gördüğüm kadarıyla ilk beklenti, onların adam gibi adam olmaları. Dürüst, ilkeli, ahlaklı. Daha da basitleştireyim. Naif, kibar, efendi olmalarını istiyor. Yaramaz, haylaz çocuklar gibi olmalarını istemiyor. Hepsi bu. Bütün bunlara karşılık kendini seçkin görenler halkımızın değer ve beklentilerini, hassasiyetlerini umursamazlarsa ne olur? Ne olacak, sabrın da bir sınırı var. Sırası geldiğinde kulakları çekilir, daha da uslanmazlarsa iki tokat patlatılır. Çünkü haylazlar çocuk sayılamayacak kadar büyümüş olmalılar.

Yaşadığımız bunca tecrübelerden ve demokratik olgunlaşmadan sonra hâlâ yaramaz çocuklar gibi davranan sözüm ona aydın ve siyasetçileri görünce sizin de canınız sıkılmıyor mu? Daha dün CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in Meclis Genel Kurulu’nda rahmetli Adnan Menderes için sarf ettiği galiz, çirkin saçmalığa bakın. Ufunet dolu bir tezvirat. Dün de yazdım; bunlar varken başka felaket aramaya gerek yok. İnsan hiç olmazsa yaşından başından utanır. İnsan biraz olsun sıkılır. Yüzü kızarır. Mahcup olur. Bunları muhatap bile almak gerekmez aslında. Değer verdiğiniz insanı muhatap alırsınız. Bunların neyine değer vereceğiz? Küfürlerine mi, sövgülerine mi? Gel gör ki tezvirat Meclis çatısı altında, yani milletin üstün ideallerinin iradeye dönüşüp makes bulduğu mekânda yapılıyor. O nedenle konu ediyoruz. Elbette değmez.

Ardından yine CHP’li Muharrem İnce bir beyanat verdi. Bakalım o ne diyecek diye beklerken, aynı üslubun devam ettiğini gördük. Başbakan’a sataşmaktan başka bir inci çıkmadı ondan da. Yok, efendim Başbakan çakma Kasımpaşalı imiş, vs. Diyecek kayda değer hiçbir sözleri kalmadı. Yapacak bir şeyleri de yok. Bu sataşmaları, sövmeleri, saptırmaları siyaset sanıyorlar. Ne halleri varsa görsünler.

Bizden uzakta bulsunlar.

İyi ama sonuçta aynı gemideyiz. Bunlar bu halleri ile mi millete ait ve öncü olduklarını sanıyorlar? Bu tutum onları yalnızlaştırır, yabancılaştırır. Sövmek, sataşmak hangi milli mefkûre ile bağdaşır? Düşünceden, politika üretmekten; memleket, millet için projeden vazgeçtik. İçlerinde bir Allah’ın kulu yok mu, bu yaptıklarının çirkin şeyler olduğunu söyleyecek?

 
12 Aralık 2010 - 00:00:58
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.497
1.507
 
 Euro
2.000 2.015
 
 Sterlin
2.352 2.400
 
 Altın
66.88 67.54
 
 IMKB
66380  
 
 
Bu kafayla CHP'nin değişmesi çok zor...
 
CHP'de değişimi gerçekleştirecek siyasi cesaret olmadığını ifade eden Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Mümtazer Türköne, ikinci eksiğin ise teori ve fikir olduğunu söyledi.
 
 
 
 
  İşte listeye göre 2010'da Türkiye'de en çok Google'lanan diziler...  
 
 
 
  Bekir Coşkun bile asırlık gazetenin hantallaşan tirajını yükseltemedi! Peki ne olacak bu Cumhuriyet'in hali?    
 
 
 
 
Dünyanın gündemine oturan WikiLeaks hakkındaki kanaatiniz nedir?
 
Örnek bir gazetecilik yapan, korkusuz bir site.
 
WikiLeaks, ABD, İngiltere ve İsrail'in yürüttüğü yıldırma stratejisine alet oluyor.
 
Dünyada artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Herkes şeffaf olmalı. WikiLeaks bu açıdan iyi bir iş başardı.
 
Bu belgeler İslam coğrafyasını birbirine düşürüp parçalamak için yayınlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 


slottyway

binomo

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin