DOLAR 1.506 - EURO 1.993 - ALTIN 67.05 - IMKB 64759
Pazar 12 ARALIK 2010
Kudatgobilik yeniden TİSK Başkanı seçildi Yaylası'da mahsur kalan 13 kişi kurtarıldı Spor Toto Süper Lig'de 16. Haftanın görünümü Dekan Göle: Hatam yok Bank Asya 1. Lig'de 16. Haftanın görünümü Denizlispor: 1 - Kayseri Erciyespor: 1 THM sanatçısı Kızılay vefat etti Mısır'da aşırı yağış: 3 kişi öldü, 28 bina çöktü Başbakan Erdoğan sözünü tuttu "Sivil iradenin işleyişine tecavüz etmiştir" habertaraf.com
 
 
 
Orantısız güç
 
 
 
 
Rabia ÇEK
Yeni bir sosyosfer
 
 
 
Okur Temsilcisi
İlginç videolar
 
 
 
 
Haydar Aliyev'in vefat yıl dönümü
 
 
 
 
 
Star
Aziz ÜSTEL
Yeni anayasayı da Genelkurmay yapmalı
 
 
Vatan
Can ATAKLI
Neşeli pazar fıkraları
 
 
BUGÜN
Doğu ERGİL
İnsan olmanın gereği
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Kumkapı'da rengârenk bir gün
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
Faşist hükümet kuralım
 
 
Bugün
Erhan AFYONCU
İlk modern darbemizin fitilini medrese öğrencilerinin gösterileri ateşlemişti
 
 
Yeni Şafak
Fehmi KORU
Oyuna oyun gerek...
 
 
Milliyet
Hasan CEMAL
Mülkiye’deki genç kardeşlerime açık mektup!
 
 
Yeni Akit
Hasan KARAKAYA
1973’ten günümüze petrol cinayetleri!
 
 
Yeni Şafak
Hayrettin KARAMAN
Almanya'da din özgürlüğü
 
 
Radikal
Koray ÇALIŞKAN
Cipli Müslüman'a karşı Müslüman sol
 
 
Star
Mahir KAYNAK
Öğrenci eylemleri
 
 
Star
Mehmet ALTAN
Herkes Gutenberg, herkes medya
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Tayyip Erdoğan'ın eleştiri ile imtihanı...
 
 
Millî Gazete
Mehmet Şevket EYGİ
Samimî Vehhabîlere bir şartla haklarımı helâl ediyorum
 
 
Zaman
Mümtaz'er TÜRKÖNE
Şu 68'liler
 
 
Zaman
Mustafa ÜNAL
Türkiye'nin ihtiyacı olduğu fotoğraf
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Piliç olayı
 
 
Akşam
Özlem ÇELİK
YÖK Başkanı'na sofistike* eylem önerileri
 
 
Yeni Şafak
Rasim ÖZDENÖREN
Karanlık odağın gerilimi
 
 
 
 
Selami SAYGIN
 
Hasan CEMAL
 
Reha RUHAVİOĞLU
 
Necmettin EVCİ
 
Serdar AYDIN
 
 
 
Eylemci gençler darbecilerin aleti mi?

Oral ÇALIŞLAR
[email protected]
 
 
'12 Eylülcü sistemin üstüne oturup, 'Onları Ergenekon kullanıyor' diyerek bir çözüm üretmek mümkün değil.'

Protestocu gençlik grupları askeri darbe mi istiyor? Bunlar militaristlerin elemanları mı’ soruları soruluyor. Gençlik içindeki ‘muhalif’ grupların arkasındaki siyasi mantığı az çok değerlendirebileceğime inanıyorum. Bazılarının AK Parti’yi ‘asıl tehlike’ gördüklerini, Ergenekon’dan yargılananlara sempati duyduklarını söylemek mümkün. Bu temelde analiz ve eleştiriler yapılabilir.

Ancak gençliğin siyasi tercihleri tek çizgiden ibaret değil. Büyük resme bakıldığında, gençliğin çoğunluğunun genel anlamıyla içinde bulunduğu durumdan şikâyetçi olduğu, değişik sorunlarla baş etmeye çalıştığı görülebilir. Bazı siyasetçi, yazar ve öğretim üyelerinin gençlerin ‘tutucu’, ‘çağdışı’ ideolojilerin etkisinde kaldıklarına ilişkin yorumlarını dinliyorum. Gençlikle ilgili bu tür değerlendirmelerin önemli kısmının 40 yıl öncesinin iktidar söylemini çağrıştıran bazı içerikler de taşıdığını görebiliyoruz.
Üniversiteler şimdiye kadar darbeci bir sistemle ve darbeci anlayışla yönetildi. YÖK, tam anlamıyla otoriter bir yönetim anlayışının simgesi bir kurum. Rektörleri birer ‘memur’ gibi gören 12 Eylülcü zihniyet, üniversiteleri de askeri garnizon sayıyordu. Öğrenciler ise tam anlamıyla ‘terbiye’ edilmesi gereken askerler olarak algılanıyorlardı.  Bu sistem, dekanları, öğretim üyelerini yönetime boyun eğdirmeyi amaçlıyordu. Öğretim üyelerinin akademik kariyerlerinin dekanların ve rektörlerin dudağının ucunda olduğu bu ‘korkuya dayalı örgütlenme’, üniversiteleri zehirledi ve kamplaştırdı.

Üniversiteler, 12 Eylülcü sistemle yönetilirken, ideolojik olarak da yapılandırıldılar. Devletçi, milliyetçi, otoriter bir ideolojik eğitim öğrencilere empoze edildi. Bugün üniversitelerin 12 Eylül mağduru ve yaralı oldukları açık. Eğitim anlayışının da örgütlenme anlayışının da baştan aşağıya değişmesi gerekiyor

İktidar YÖK’ü devraldı
Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olmasıyla YÖK’teki iktidar değişti. ‘Otoriter ulusalcı’/’Kemalist’ vb olarak tanımlayabileceğimiz yönetimlerin yerini AK Parti’ye yakın isimler aldı. Ama ‘temel felsefe’de köklü değişim olmadı. Bugün de YÖK, öğretim üyelerinin kaderini belirleme gücünü elinde tutuyor. Hâlâ atanmış yöneticilerin akademik sicil amiri durumunda oldukları bir tablo var.

Üniversite yönetimiyle öğrenciler arasındaki ilişkinin yapısında da tatmin edici bir değişim olmadı. Bugünkü (büyük çoğunluğu hükümete yakın olan) yönetimlerin de gençleri ‘terbiye edilecek zararlılar’ olarak algılayan bakış açısından tam olarak kurtulamadıklarını söylemek mümkün. Disiplin mekanizmaları, ihraç mekanizmaları aynen sürüyor.

Öğrenciler yönetime
Akademik özerkliğe dayalı bir sistem kurulmadığı sürece, “Ah şu gençler” şikâyetlerinin bir temeli olmayacak. Üniversiteler yönetimlerini kendileri seçebilmeli, kendilerini yönetebilmeliler. YÖK ise ancak bir koordinasyon kurulu olarak anlam ifade edebilir.

Tabii ‘akademik özerklik’in gerçekçi bir anlam kazanabilmesi için öğrencilerin üniversite yönetimine katılımı şart. Ülkemizde öğrenciler eğitimin sadece nesnesi olarak ele alındılar. Öğrenciyi eğitimin sadece nesnesi değil, aynı zamanda öznesi olarak gören anlayış, günümüzün gelişmiş demokrasilerine hâkim olmanın yanı sıra 18. yüzyıldaki aydınlanma felsefesinin de temel öğelerinden biri. Eğitim, ancak öğretim üyesiyle öğrenci arasında eşitlikçi ve demokratik bir etkileşim temelinde verimli sonuçlar üretebilir.
Üniversite konusunda değişimin hemen şimdi sistemden başlaması gerekiyor. 12 Eylülcü sistemin üzerinde oturup “Gençler tutucu”, “Onları Ergenekoncular kullanıyor” diyerek bir çözüm ürütmenin mümkün olmadığını görmeliyiz.

Ne gençliğin içinde yaygın bir askeri darbe özlemi var ne de Türkiye darbelere doğru gidiyor. Bu nedenle “68 yaşanıyor, darbe gelecek” gibi yaklaşımlar elbette ki gerçekçi değil. Türkiye, darbelerle örselenmiş bir tarihi geride bırakmanın sancılarını yaşıyor. Tartışmanın zenginliği, eleştirilerin yaygınlığı bile yeni bir dönemin habercisi...

 
11 Aralık 2010 - 10:37:41
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.496
1.506
 
 Euro
1.978 1.993
 
 Sterlin
2.340 2.395
 
 Altın
66.61 67.05
 
 IMKB
64759  
 
 
WikiLeaks'te niye adım geçmiş anlamadım...
 
WikiLeaks belgelerindeki iddialardan eski Enerji Bakanı Hilmi Güler de nasibini aldı. Güler'e iddiaları sorduk. Eski Bakan, bu belgelere girmekten dolayı epey şaşırdığını belirtiyor. Halefi Taner Yıldız'la birçok projede ayrı düştüklerini de 'Her yiğidin yoğurt yiyişi farklıdır' diye dile getiriyor
 
 
 
 
  Ocak 2011'de Show TV ekranlarında olacağı konuşulan dizi Star TV ile anlaştı.  
 
 
 
  Bakalım yumurta'dan ne çıkacak? Bugün Ankara 'sürpriz yumurtası' gibi sürpriz bir yumurta eylemine tanıklık edecek. Kızılay meydanında gençler ne yapacak?    
 
 
 
 
Dünyanın gündemine oturan WikiLeaks hakkındaki kanaatiniz nedir?
 
Örnek bir gazetecilik yapan, korkusuz bir site.
 
WikiLeaks, ABD, İngiltere ve İsrail'in yürüttüğü yıldırma stratejisine alet oluyor.
 
Dünyada artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Herkes şeffaf olmalı. WikiLeaks bu açıdan iyi bir iş başardı.
 
Bu belgeler İslam coğrafyasını birbirine düşürüp parçalamak için yayınlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 


slottyway

binomo

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin