DOLAR 1.492 - EURO 1.977 - ALTIN 65.13 - IMKB 66147
Cumartesi 27 KASIM 2010
"Bisfenol'a" değerlendirilecek DAVUTOĞLU: KİMSENİN HADDİNE DEĞİL BU... Gelibolu-Lapseki vapuru seferleri yeniden başladı Davutoğlu, "100 Küresel Entelektüel" listesinde Cumhurbaşkanı Gül Türkiye'ye döndü Gül: Türkiye küresel sorumluluğunun farkında "Hırvatistan'la ortak hedefleri paylaşıyoruz" Bakan Dinçer'den belediyelere müjde Marmara'ya lodos uyarısı Galatasaray Kulübü'nün tüzüğü onaylandı habertaraf.com
 
 
 
Şehirlerin istihdam fotoğrafında büyük eksik
 
 
 
 
Ahmet ASLAN
Garipliğin normalleşmesi
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Yüzyılı kurtaran Türk Rektör Abdullah Atalar!
 
 
 
 
 
Yeni Akit
Abdurrahman DİLİPAK
Bürokrasi siyasi otorite ile inatlaşamaz!
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Eyvah eyvah! Ağca bana saydırmış
 
 
Yeni Şafak
Ali BAYRAMOĞLU
Generalleri görevden almanın anlamı...
 
 
Star
Aziz ÜSTEL
Kalan son Anadol da su kaynatıyor
 
 
Habertürk
Balçiçek PAMİR
“O kalemler kırılır Balçiçek Hanım...”
 
 
Zaman
Bülent KORUCU
Siyasallaşmanın önündeki engel: KCK
 
 
Radikal
Cengiz ÇANDAR
Tertele Dersim
 
 
Radikal
Cüneyt ÖZDEMİR
Kompleks kokan diplomasi
 
 
Akşam
Deniz Ülke ARIBOĞAN
Kore'lerde ısınan sular
 
 
Zaman
Ekrem DUMANLI
Lübnan'daki Türkiye
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
New Yorklu taksicinin Türkiye algısı daha gerçekçi
 
 
Radikal
Eyüp CAN
İnsanlığın tüm günahı bu kutunun içinde
 
 
Bugün
Gülay GÖKTÜRK
Hiçbir meslek kutsal değildir
 
 
Vatan
Hasan Celal GÜZEL
Militarizmin sonuna doğru
 
 
Star
Mehmet ALTAN
Sivil-asker ilişkilerinde son durum
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Bazen yasalar bazen de teamüller ağır basar...
 
 
Millî Gazete
Mehmet Şevket EYGİ
Resmî Otomobilleri ŞahsîÖzel İşler İçin Kullanmak
 
 
Star
Şamil TAYYAR
Vay vay vay Işık Paşama bak
 
 
Yeni Akit
Serdar ARSEVEN
Paşa “Mehmet”i, karısı da “Paşa”yı!..
 
 
Milliyet
Taha AKYOL
Sivil otorite ve askeri yargı
 
 
Yeni Şafak
Taha KIVANÇ
Üçlersek kötü
 
 
Hürriyet
Yılmaz ÖZDİL
Fıtık
 
 
 
 
Alper GÜRKAN
 
Necmettin EVCİ
 
Aliya RAHTE
 
Mustafa YILDIZ
 
 
 
“Simav’da bir Güzel İnsan”

Ahmet ÖZCAN
[email protected]
 
 
Kütahya’nın eski ama güzel İlçesi Simav’ı ilk kez görme fırsatım oldu.

Bursa’dan dağ yolunu izleyerek gittik bir arkadaşımla birlikte.

Yol üzerindeki köyleri de görmüş olduk böylece.

Köylerden birçoğu, Orta ve Doğu Anadolu’nun köylerini anımsatıyor, yaşam koşulları bakımından, cevabı da zaten aşağıda.

Neyse.. Konumumuz başka.

Şirin bir İlçe olan Simav’da tanıma şerefine erdiğim saygıdeğer bir insanı sizlerle tanıştırmak istiyorum, dilimin döndüğü, kalemimin elverdiğince.

Hatırı sayılır bir serveti yöneten ve kereste ticaretiyle iştigal eden 78’lik bir delikanlı bu.

Sabah üzerine gün doğdurmamış, akşama kadar işinin başında, şöyle emekli olup da “on dönüm bostan, yan gel Osman” pozisyonuna hiç geçmemiş ve niyeti de yok.

Kilosuna yük mahiyetinde yağ yığmamış, ölçülü yemiş-içmiş. Sağlığını doymadan kalkmayı becerebilmeye endekslemiş.

Üzerindeki elbise muhtemelen 3-5 yıllık, ayakkabıları da öyle, gösterişsiz ama tertemiz.

Muhatabından gözbebeklerini hiç kaçırmıyor. Hatta gözün içine içine bakıyor ve yüzünden tebessümü esirgemiyor.

Ofisindeki masa, koltuk ve diğer demirbaşlar en az otuz yıllık ve gösterişten uzak.

Çalışanları elpençe değil karşısında ve onlara da saygılı davranıyor.

Yüksek öğretimli değil ama boş konuşmuyor, neyi, nasıl ve hangi tonda konuşacağını çok iyi biliyor.

Otomobilini yaşı gereğince şoförü kullanıyor, orta sınıf bir hizmet aracı. İsteseydi özel helikopter alabilir ve işlerinin takibinde kullanabilirdi.

Peki diyeceksiniz! Bu adam yemiyor-içmiyor da trilyonluk serveti ne yapıyor.

Kamu yararlansın diye çevresine Cami ve Sağlık Ocağı başta olmak üzere İlçenin ihtiyaç duyduğu sayıda altı adet okul yaptırmış ve donatmış.

Şimdiki projesi ilçeye (200) yataklı ve tam donanımlı bir hastane yapımı, finansmanını hazırlamış ve uygulamaya devam ediliyor.

Servetin kaynağını soruyorum.

“Babasının sağlığında küçükbaş hayvan besiciliği ve mandıracılık yaptıklarını; verimi arttırmak için fazla süt veren ve ikiz doğuran keçi getirtip çoğalttıklarını; bilahare civar köylerdeki muhtaç insanlara 10’ar adet keçiyi %50 ortaklık şartıyla dağıtıp işi geliştirdiklerini; bazı açgözlü köylülerin çoğalttıkları keçileri dışarıya satıp işi bozduklarını, devlet memurlarının sudan sebeplerle üzerlerine çökmesini engellemek için usullerine riayet etmek zorunda kaldıklarını; değişen şatlara göre de kereste ticaretine başlamak durumunda kaldıklarını ve düşe kalka bu seviyeye ulaştıklarını; Yasal mevzuata harfiyen uya geldiklerini” anlatıyor.

Politikayla ilişkisini soruyorum.

“Politikacıyla işinin olmadığını buna gerek de bulunmadığını” söylüyor.

Servetin kendisi için ne ifade ettiğini soruyorum.

“Servet benim sırtımdaki yüktür, sorumluluğumdur, oynamak zorunda olduğum roldür. Bu hayattaki rolümün yarın ahretteki hesabını yüz akıyla verebilme umuduyla çalışıyorum.” Diyor.

İşte son zamanlarda İslâm’ı, Sosyalizm veya Kapitalizm penceresinden görmeye/göstermeye çalışan özürlülere gösteriyor, Müslim’in servete nasıl bakması gerektiğini.

Kapitalistlere göre bu adam ahmaktır. Sosyalistlere göre ise bu sıra dışı bir durum ve imalat hatasıdır, genellenemez.

Onlar yine servete tapınıp firavunlaşacaklar ya da mülkiyet hakkı(Müslüman göre, sorumluluk, görev ve rol gereğince geçici kullanım/tasarruf hakkı) hırsızlıktır, ‘onu kamu adına kendileri yönetirse meşrudur’ masalına devam edecekler.

“Pekâlâ, Ülkemiz ve Dünyadaki Müslüman’ım diyenlerin bu adam’a niçin benzemediğini nasıl açıklıyorsunuz” sorusuna gelelim.

Cevap sorunun içerisinde. Müslüman’ım demekle hemen Müslüman olunmuyor. Biraz Kur’an okumak ve de hayatı anlamak gerekiyor.

Peki, bu adamın adı sanı yok mu? Diyeceksiniz.

Adamın böyle bir derdi yok ki! Size ne oluyor.

 
24 Kasım 2010 - 10:02:52
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.482
1.492
 
 Euro
1.962 1.977
 
 Sterlin
2.300 2.345
 
 Altın
64.47 65.13
 
 IMKB
66147  
 
 
‘Açığa alma kararını önceden biliyordum’...
 
Cumhurbaşkanı Gül, Balyoz sanığı 3 generalin açığa alınmasını İsviçre yolunda şöyle değerlendirdi: Bu 3 generalin diğerlerinden farkı var. 30 Ağustos’ta bekleme süreleri dolduğu için ya terfi edeceklerdi ya da emekli olmaları gerekiyordu. Dolayısıyla diğerlerinden farklılıkları var. Bu çerçeve içinde düşünülürse daha iyi anlaşılır.
 
 
 
 
  Efsane dizi 'Kurtlar Vadisi Pusu'yla ilgili olarak flaş bir gelişme konuşuluyor.  
 
 
 
  Kanalın iki önemli ismi Mehmet Ali Birand ve Cüneyt Özdemir twitter'da fena kapıştı..    
 
 
 
 
CHP ile BDP'nin "sol blok" olarak adlandırılan olası bir seçim ittifakına nasıl bakıyorsunuz?
 
- Her parti arasında ittifak olabilir. Gayet doğal karşılıyorum.
 
- Bu ittifakın sol değil "Kemalist" bir buluşma olacağını düşünüyorum.
 
- Demokratikleşmeye daha çok hizmet eden bir ittifak olur.
 
- Bölgenin, ülkenin ve demokratikleşmenin aleyhine, tehlikeli bir proje.
 
 
 
 
 
 
 
 








 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


  
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin