DOLAR 1.526 - EURO 1.937 - ALTIN 60.63 - IMKB 59443
Salı 31 AĞUSTOS 2010
Putin: Bu iddialar tam bir saçmalık Oyun için girdikleri buzdolabında öldüler Bu görüntülerin tarih olması için Evet! Kılıçdaroğlu'ndan protokol acemiliği Antalyaspor:0 - Trabzonspor:0 Vecdi Gönül'den bedelli açıklaması 4. Kata kamyon girdi, küçük çocuğu ezdi Erdoğan: Yaralar sarılacak Öğretmen atamaları ertelendi Yemekten sonra yakılan, 1 sigara = 10 sigara habertaraf.com
 
 
 
Türkiye’de “Demokratik Özerklik” Tartışmaları
 
 
 
 
Sami ŞENER
Masonluk
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
MDP Kurucusu Turgut Sunalp
 
 
 
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Bir hayırcıdan evetçilere 5 soru
 
 
Zaman
Ahmet Turan ALKAN
Bir yoğurt teorisi
 
 
Bugün
Ali Atıf BİR
Kale direğinden medeniyet dersleri...
 
 
Zaman
Ali BULAÇ
CHP'ye oy vermek!
 
 
Zaman
Ekrem DUMANLI
Bu telaş niye?
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
Zırvanın doruğu
 
 
Hürriyet
Fatih ÇEKİRGE
Kapının önünde bir not: 12 Eylül günü evden sakın çıkma! Yoksa...
 
 
Bugün
Gülay GÖKTÜRK
Siyasetin en çirkin yüzü
 
 
Posta
Mehmet Ali BİRAND
Bugün, TSK için yeni bir dönem başlıyor...
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Askerler bize, bizler de askerlere not veriyoruz...
 
 
Star
Nasuhi GÜNGÖR
MHP, Bahçeli ve Kara Çarşaf
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
H. Avcı'ya inanmak isterim ama...
 
 
Star
Şamil TAYYAR
Savcı açtı ağzını yumdu gözünü
 
 
Yeni Şafak
Taha KIVANÇ
Sisler aralanacak mı?
 
 
Habertürk
Yiğit BULUT
'Devletin imamları' tamam... Ya 'devletin üstatları'!
 
 
 
 
Fahrettin DAĞLI
 
İsmail NERİMANOĞLU
 
Adem Yavuz IRGATOĞLU
 
Necmettin EVCİ
 
 
 
Hangi sistemin hâkimiyeti?

Adem Yavuz IRGATOĞLU
[email protected]
 
 
Hep tartıştık, tartışıyoruz belki de çok zaman tartışacağız. “Anayasa değişikliği bize ne kazandırıyor” söylemini çoğu vatandaştan duyduk ve duyuyoruz. Halkoylamasına 12 gün kala bu söylem varlığını sürdüremeye devam ediyor.

“12 Eylül Anayasası’ndan kurtulacağız” diyenler, bunun karşısında “Yeni bir 12 Eylül Anayasası’yla karşı karşıyayız”ı dillendirenler var. Bir de bunların dışında “kararsızlar.” İşte bütün gözler o “kararsızları” ‘evet’e ya da ‘hayır’a dâhil etmek üzerinde gidip geliyor. Bu planlar yapıla dursun biz ‘bürokratik hâkimiyete’ bakalım. Türkiye’de 12 Eylül 1980’den sonra siyasal, sosyal hayatımıza ilişkin çok sayıda kanun çıkmış ve attığımız her adımda, konuştuğumuz her cümlede karşımıza belirmiştir.

Bu kanunları revize etmek için yeni bir hazırlık başlatıldı ‘yetmez ama evet’ denildi. Toplumun aydınlanmasıyla, bürokrasi iktidarının sonunun geleceğini düşünecek olursak, bazılarına göre toplumun aydınlanması bürokrasi için ‘tehlike’dir! Aydınlanan ve sorgulayan bir toplumu istemeyen zihniyet, bürokratik, jüristokratik, militarist, milliyetçi hâkimiyetten yana tavır alıyor.

Bunları birçok alanda görebiliyoruz. Milliyetçilik demişken son günlerde Başbakan Erdoğan ile CHP Lideri Kılıçdaroğlu arasındaki ‘Soy’ tartışmalarına bakarak, Mahmut Esat Bozkurt’un bir sözünü hatırlatalım. Bozkurt, 19 Eylül 1930’da Adalet Bakanı sıfatıyla yaptığı açıklamada: “Türk, bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır: Hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler.”

Şimdi bu söylemlerin yerini “bidon kafalılar, göbeğini kaşıyan adamlar, çobanlar” aldı. Bir zamanlar Nevzat Tandoğan da buna benzer açıklamalar yapmıştı. (Tandoğan’ın sözlerine 18 Mayıs 2010 günkü köşemde yer vermiştim.) Benzer bir söylemi İsmet İnönü de 31 Ağustos 1930’da “Bu ülkede sadece Türk ulusu etnik ve ırksal haklar talep etme hakkına sahiptir. Başka kimsenin böyle bir hakkı yoktur” sözleriyle dile getirmiş.
İşte bu tartışmalar hem siyasetçiler, hem bürokratlar eşliğinde yapıla geldi. Etnik ayrımcılıkla başlayan ve ülkemizin temel sorunlarından biri olan devlet aygıtlarının bazı alanları, halk iradesinin dışında, onun üstünde, ona karşı konumlanmıştır. Yönetimde uzman bilgisi anlamına gelen bürokrasi, ‘alınmış olan siyasi kararları rasyonel bir süzgeçten geçirerek uzman bilgisiyle pratiğe dökme aygıtıdır.’ Bu nedenle bürokrasi, siyasi kararları alan değil, onu hayata geçiren aygıttır. Yani, çözümün bir aracıdır, aktörü değil.
Bürokrasinin yapmış olduğu anayasa ihlallerine baktığımızda; 28 Şubat 1997, 12 Mart 1971 birer anayasa ihlalidir. Tüm bu eylemler ceza hukukunda suç teşkil ediyor. Bizde çok meşhur olan ve TSK yetkililerinin birçok basın açıklaması, kameralar karşısına çıkarak verdikleri siyasi demeçler bir anayasa suçudur. Bu şekilde bakacak olursak, Türkiye’de, anayasa suçu işlemeyen general sayısı herhalde bir elin parmaklarını geçmez!

Türkiye’deki bürokrasinin hâkimiyetine son verilmek istenmesi bazı çevreleri rahatsız ediyor. Bugün neye karşı çıkılıyor? Temel hak ve özgürlüklerin anayasaya girmesine karşı çıkılıyor. Demokrasisin olması için hangi gerekçeyle olursa olsun, “temel siyasal kararlar çoğunluğun, kimi zaman nitelikli çoğunluğun iradesine bırakılmalıdır.”

Ortada bir bürokrasi rüzgârı esiyor. Bu rüzgâr eşliğinde ‘Yargı, ordu, bazı siyasal ve akademik aktörler, bazen de sendikalar’ uyumlu bir şekilde ‘çalışıyorlar.’ Bunlar, belirli ideolojik kodların dışında kalan tüm değişikliklerin cumhuriyetin temel niteliklerine ‘aykırı’ olduğunu ifade ederek, cumhuriyetin temel nitelikleri adına engelliyor.

Unutulanlar: Şimdi yapısı değiştirilmek istenen Anayasa Mahkemesi 1962’de kuruldu. Yani 27 Mayıs Darbesi’nin ürünü bir kurumdur. O günden bugüne birçok ‘skandala’ imza atma ‘başarısını’ gösteren bu kurumun, sayısal çoğunluğa kavuşturulmak istenmesi bürokraside ya da jüristokraside bir panik havası estiriyor!


 
30 Ağustos 2010 - 00:03:37
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.516
1.526
 
 Euro
1.921 1.937
 
 Sterlin
2.337 2.380
 
 Altın
60.25 60.63
 
 IMKB
59443  
 
 
Celladımıza dalkavukluk etmeyeceğiz...
 
Ülkücü hareketin önemli fikir adamlarından Dr. Mustafa Çalık, Türkiye Günlüğü Dergisi Genel Yayın Müdürü. Referandum sürecinde 'evet' oyu vereceğini açıkladı. Kendisi için 'eski ülkücü' nitelemesini kesinlikle reddediyor, siyasi, fikri ve ahlaki bir tavır olarak teneşir tahtasına kadar ülkücü kalmaya kararlı olduğunu söylüyor. 'Evet' oyu vermesini de işte bu tavırla açıklıyor. Çalık ile ülkücülüğü, referandum sürecini konuştuk.
 
 
 
 
  facebook’ta grubu bulunan spor takımları listesinde 8. sırada bulunan Beşiktaş’ın hayran sayfası kapatıldı.  
 
 
 
  NTV'nin başarılı programcılarından Can Dündar, yeni sezonda Canlı Gaste'yi bırakıp NTV Ana Haber'e geçiyor.    
 
 
 
 
12 Eylül'de oylanacak Anayasa Değişiklik Paketinden yeterince haberdar mısınız?
 
Evet araştırdım. Bilinçli bir şekilde sandığa gideceğim.
 
Yeterince araştıramadım. Neye oy vereceğimi bilmiyorum.
 
Haberdar değilim. Ancak partiler de bizi aydınlatamadı.
 
Referandum umurumda değil.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 





 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


  
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin