DOLAR 1.512 - EURO 1.941 - ALTIN 61.02 - IMKB 59443
Cuma 3 EYLÜL 2010
"Acele edin yoksa deliller yok edilecek" Dünyayı ayağa kaldıran cani kız yakalandı -video- İstanbullulara bayramda yüzde 50 indirim müjdesi YÖK Başkanı Özcan: Hatamızı telafi edeceğiz Yangınlar yeniden başladı: 5 ölü, 14 yaralı Diyarbakır Erdoğan'ın ziyaretine hazır Fransa Antrenörü Collet: Türkiye maçı zor olacak Genelkurmay Başkanı Koşaner, Başbakanlık'ta "Bakan ile katil kolkola" iddiası asılsız çıktı Çelik: Türkiye'de genel başkan çok, tek lider... habertaraf.com
 
 
 
Evet diyoruz, neden mi?
 
 
 
 
Mustafa YOLCU
Ankara İncek imar planı
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Bruce Willis'e ruh veren adamın ölüm yıl dönümü
 
 
 
 
 
Bugün
Adem Yavuz ARSLAN
Evet çıkarsa çeteler biter
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Sorulara sorularla cevap veriyorum
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Bedri ile Fazıl
 
 
Milliyet
Çetin ALTAN
Af...
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
Gül'ün Bosna Hersek'e mesajı: Bölünerek bir yere varamazsınız
 
 
Sabah
Engin ARDIÇ
Anayasa Mahkemesi Partisi
 
 
Bugün
Esra UÇAR
Allah belanızı versin deyip geçip gidecek miyiz?
 
 
Milli Gazete
Gökçen GÖKSAL
Edebiyat ve kuram
 
 
Sabah
Haşmet BABAOĞLU
İnternet kuşağı çocukları gerçek dünyayı seviyor
 
 
Vatan
Hikmet BİLA
12 Eylül 'tatilci'lerine...
 
 
Yeni Şafak
İbrahim KARAGÜL
Akdeniz'deki sır ölüm, semboller, bağlantılar..
 
 
Radikal
Mehmet Ali KIŞLALI
Asker- medya ilişkileri nereden nereye?
 
 
Vakit
Merve KAVAKÇI İSLAM
Obama’nın Müslümanlığı
 
 
Vatan
Mustafa MUTLU
Gözyaşınıza sahip çıkın Sayın Başbakan... Ya da bir daha ağlamayın!
 
 
Zaman
Mustafa ÜNAL
Gül: Biz de milli takımız
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Nurettin Veren ve The Cemaat'te yeni bir ihanet!
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
230 bin 'zorunlu asker' 'angarya sektörü'nde
 
 
 
 
Harun KABAN
 
Alper GÜRKAN
 
Ahmet HAKAN
 
Mustafa YILDIZ
 
Kevser TOPKAR
 
 
 
Ümmetin gözyaşına mendil, hararetine rüzgar, yaralı başına merhem olabilmek...

Fatma BARBAROSOĞLU
 
 
I-

Haşmet Babaoğlu yazmıştı Sabah'ta. Rüzgâra mersiye hükmünde cümlelerdi.

Ben o yazıyı okuduğum sıra kupkuru bir dağ havasının yıldız yüklü gökyüzünde münzevi idim.

Sonra şehre döndüm.

O kuru havadan sonra nefes aldırmayan neme köle oldum.

Kıpırdamadan yaşamayı öğrendim.

Yağmur yağmadan sağanak altında kalmayı temrin ettim.

Uzun yaz günlerinde iftarın ancak rüzgâr ile yapılabildiğini fark ettim.

II-

Yer Bağdat Caddesi.

2010 Ramazan-ı Şerif'inin dördüncü günü. Dilimizin damağımıza yapıştığı bir günün akşamında. Su ile iftar etmenin en doyurucu iftar olduğu bir gecede teravih sonrası dolaşıyoruz. Sultanahmet'te olmak vardı diyerek. Süleymaniye'yi hayal ederek. Sabah ezanında Eyüp Sultan'da olmanın planını yaparak Bağdat Caddesi'nde akmayan bir trafiğin içinde eğleşiyoruz.

Kızım her türlü Ramazan etkinliğinin karşı kıyıda olmasından fena halde muzdarip.

-Cumhurbaşkanımız nerede oturuyor diye soruyor kırgın bir kalp ile.

-Tarabya'da.

-Yani...

-Karşıda. Avrupa yakasında.

-Of ya!

-Kıskanma. Başbakanımız Anadolu yakasında.

-Onun çok işi var şimdi. Evine gelemiyordur. Gelip de Üsküdar'ın, Maltepe'nin gecelerinin Ramazan'da ne kadar neşesiz olduğunu fark etmiyordur.

Kızım haklı.

Teravih sonrası kendimize Ramazan gecesi bulmak için beyhude uğraşıyoruz akmayan trafiğin içinde.

Kaldırımlarda yürüyenler bizi geçiyor. Trafik açılır gibi olduğunda onlara yetişiyoruz, sonra onlar bizi yine geçiyor.

Tam bu esnada rüzgâr kardeşliğini, kaldırım kardeşliğini fark ediyorum. Önce sesi duyuyorum. Tamburun sesini.

Bir kızıl goncaya benzer dudağın/Açılan tek gülüsün sen bu bağın/Kurulu kalplere sevda otağın/Kim bilir hangi gönüldür durağın/Her gören göğsüme taksam seni der/Kimi ateş gibi yaktın beni der/Kimi billur bakışından söz eder/Kim bilir hangi gönüldür durağın.

Akmayan trafikte sesi bulmam zor olmuyor. Sesi ararken görüyorum yaşı 30 ile 60 arası bütün yaşlarda olabilecek kadını.

Niye şaşırdınız mı?

Zengin yaşından küçük gösterir.

Fakir bir yılı en az üç yıl hükmünde yaşar.

Tambur çalan gencin hemen yanındaki banka oturmuş, yılların yükünü sırtından indiremeyen kadın. Dizinde dokuz on yaşlarında bir çocuk kafası. Küçük tamburi mi onları aile bilmiş de yanlarında mekân tutmuş, yoksa onlar mı canlı konser işte burada diyerek o banka sayfiyeye yerleşir gibi yerleşmişler bilmiyorum.

O an orada benim için "Cadde"yi insani kılan tek görüntü onların görüntüsüydü. Diğerleri mi? Onlar sanki Truman Şowdan kalmış karelerdi.

Onların tam karşısındaki bankta 25-30 yaşlarındaki delikanlı mesela... Elinde dev boy plastik bir kola bardağı. Kulağında kulaklık. Belli ki orada olma sebebi küçük tamburinin rüzgâra salıverdiği nağmeler değil. O orada sadece oturuyor. Belki birisini bekliyor. Belki yoruldu. Birkaç saniye sonra yoluna devam edecek. Kulağındaki kulaklığı çıkarabilse, etrafına görmek için bir iki nazar atabilse. Rüzgârın kardeşliğini fark edecek. İnsanoğluna demin çocukları olduğumuzu Rüzgâr hatırlatır. Sel hatırlatır. Deprem hatırlatır.

Ama önemli olan tabi afetler olmadan o kardeşliği ayakta tutabilmek. Bütün bu hatırlatmaları bekleme estetiğini temrin ettire ettire yaptıran tek şey Ramazan-ı Şerif'tir.

II

Sizlerle yayınlamayı düşünmediğim bir yazıyı paylaştım. Yukarıda okuduğunuz satırları kendim için yazmıştım. Bir hatırlama anı olarak anılarımda yer etsin diye.

Bu gün Sayın Emine Erdoğan'ın başkanlığında Pakistan'a uçuyoruz. Asrın sel felaketine maruz kalmış Pakistanlı kardeşlerimize bir tebessüm sunabilmek için. Derdiniz derdimizdir diyebilmek için. Hararetlerine rüzgâr, ürperişlerine örtü, gözyaşlarına mendil olabilmek için.

Sayın Emine Erdoğan'ın İstanbul'un ev sahibesi olduğu günden bu yana fakirlerin dostluğuna ne kadar önem verdiğine şahitliğim var. Bir fakirin, bir hastanın, dertli bir genç kızın hayır duasını almayı ne kadar önemsediğine şahitliğim var. Onun için Pakistan davetini alır almaz yürümekte zorluk çeken bedenime rağmen yola çıkmayı göze aldım. Doktor kesin istirahat etmelisin dedi oysa. Bir gezi olsaydı doktorumun nasihatini dinlerdim. Bu bir gezi değil. Gönlü gönülde dinlendirmenin ve dahi dillendirmenin seferi.

Duanıza muhtacım. Biliyorum ki sizin dualarınızla basmakta zorluk çeken ayağım şifa bulur.

Hadi hanımlar bayrama kadar yoğun bir seferberlik başlatalım. Hem ülkemizin fakirleri için hem Pakistan'daki milyonlar için. Gayret bizden tevfik Allah'tan.


 
1 Eylül 2010 - 11:56:06
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.502
1.512
 
 Euro
1.926 1.941
 
 Sterlin
2.310 2.350
 
 Altın
60.58 61.02
 
 IMKB
59443  
 
 
Yurttaş temelli mi, inanç temelli mi?...
 
Kılıçdaroğlu, Milliyet yazarı Devrim Sevimay'a konuştu. “Biz hiçbir zaman insanları etnik kimliğiyle değil hep yurttaş temelli gördük.' diyerek Anayasaların etnik değil, yurttaş temelli hazırlanacağı dersini veren Kılıçdaroğlu, partisinin insanları inanç temelli ayırmasına değinmedi.
 
 
 
 
  Yeşilçam'da oluşturduğu kötü karakterle bir döneme damgasını vuran sanatçı Nuri Alço'nun ölmeden önceki son arzusu ne?  
 
 
 
  CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun 'PKK'ya genel af' talebi 'ruh ikizi' MHP kanadından ters tepkiler aldı. Kılıçdaroğlu'nun 'evetçi sanatçılar' Sezen Aksu ve Orhan Pamuk'u da telefonla arayıp görüşmesi ülkücüleri iyice kızdırmaya başladı.    
 
 
 
 
Kılıçdaroğlu'nun referandum sürecindeki performansını nasıl buldunuz?
 
Başarılıydı. Tam bir lider olduğunu ispatladı.
 
Başarılı olup olmadığı 13 Eylül'de anlaşılır.
 
Başarısız. Sözünün arkasında durmuyor. Sürekli geri adım atıyor.
 
Kılıçdaroğlu'ndan lider olmaz. Yakında partiyi yine Baykal'a kaptırır.
 
 
 
 
 
 
 





 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin slottica her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin