DOLAR 1.521 - EURO 1.936 - ALTIN 61.67 - IMKB 61030
Perşembe 9 EYLÜL 2010
Çavuşoğlu’ndan İran’a ‘Sakine’ mektubu Kırgızistan'da kilisede patlama ABD zorlanmadan yarı finalde Çocukların bulduğu cisim patladı: 4 yaralı FIBA Dünya'da doping testleri negatif "CHP samimi, MHP yan çizmezse bu işi çözelim" Belçikalı gazeteci: Bu, 12 Eylül'ün intikamı Drutsas: Türkiye askerini Kıbrıs'tan çekmeli " 'Hayırcılar' darbe anayasasını destekliyor" İşte Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu kararları habertaraf.com
 
 
 
Uluslararası Kriz Grubu: Türkiye'yi artık anlayın!
 
 
 
 
Mustafa YOLCU
13 Eylül sonrası politikacılardan beklentilerimiz
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Yılmaz Güney'ın ölüm yıl dönümü
 
 
 
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Kısa bir ara
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Bayram olmasaydı sorardım!
 
 
Bugün
Ahmet TAŞGETİREN
Üç bilinç isyanı
 
 
Radikal
Akif BEKİ
Demokrasi, münafık ve bölücüdür
 
 
Yeni Şafak
Ali BAYRAMOĞLU
Kürtler ayrı bir kutup, ayrı bir toplum mu?
 
 
Milliyet
Aslı AYDINTAŞBAŞ
Neden herkes bir bir ‘Hayır’a dönüyor?
 
 
Bugün
Bilal ÖZCAN
Kıskananlar çatlasın!
 
 
Radikal
Cengiz ÇANDAR
Kim 'evet'çi, kim 'hayır'cı?
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Zülfü Livaneli: U2 konserinde ne işi vardı?
 
 
Zaman
Hüseyin GÜLERCE
'Hayır' diyenlerle bir hasbıhal denemesi...
 
 
Star
İbrahim KİRAS
Gandi bunu da yaptı
 
 
Milli Gazete
Kazım ARSLAN
Referandum, Saadet ve şimdilik evet
 
 
Posta
Mehmet Ali BİRAND
Erdoğan'dan Ahmedinejad'a: Bana takiye yapmayın...
 
 
Star
Mehmet ALTAN
CHP, 2. Grup ve Yılmaz Güney
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
İktidarı 'Evet' mi yoksa 'Hayır' mı güçlendirir?
 
 
Radikal
Murat YETKİN
Erdoğan, 'darbeci', Çandar 'deli' diyor
 
 
Akşam
Oray EĞİN
'Bizim çocukların' darbesinin hesabını 'bizim çocuklar' sorabilir mi?
 
 
Vakit
Yavuz BAHADIROĞLU
“Nerede o eski bayramlar!”
 
 
Hürriyet
Yılmaz ÖZDİL
Obama eskiden Çayeli’nin AKP ilçe başkanıymış
 
 
 
 
Yaşar YAVUZ
 
Reha RUHAVİOĞLU
 
Ahmet HAKAN
 
Kazım ARSLAN
 
Mustafa YILDIZ
 
 
 
Yargıtay Başkanı sistemi kaşıdı

Nusret ÇİÇEK.
 
 
Kaşımakla kaşınmak tabii ki farklı...
2010-2011 Adli Yıl’ın açılış töreninde son kez konuşan Yargıtay Başkanı Sayın Gerçeker, “Yargı, kimsenin ne arka bahçesi, ne ön bahçesi, ne de yan bahçesidir. Olmamıştır, olmayacaktır da. Buna, her türlü olanaksızlığa karşın onuru ile, özveri ile, meslek saygınlığını her şeyin üzerinde tutarak görev yapan Türk yargıçları, Cumhuriyet savcıları, hiçbir zaman izin vermeyecektir” dedi.
Sözler doğru...
Nazariye ile pratiğe gelince maalesef yollar ayrılır.
“Arka bahçe” dediğin hoş gezinti veya eğlence yeri değil tabii.
Bir kurumu ideolojik anlamda kadrolar eliyle kullanmaya kalktığınızda arka bahçe olmaz da ne olur? Arka bahçe olması için gül mü lazım, diken mi?
Ne lazım?..
Allah için görenler söylesin...
Beş gün sonra tarihe karışacağına kesin gözü ile bakılan HSYK kaç kişinin iki dudağı arasında?
12 bin hakim ve savcının kaderini elinde tutan dört kişiye “Demokratik yapı” deniyor da, birinci sınıf hakim ve savcılardan seçilecek yeni kurula neden karşı çıkılıyor?
“Çoğulcu katılım” diyoruz ama lafta...
Anlamadığım;
Dört üyeye “Tarafsız” deniliyor... Adalet Bakanlığı Müsteşarı hakim olduğu halde, hem de bakan görevden alamadığı halde, neden taraflı oluyor?
Yoksa bu ülkede hakimden hakime fark mı var?
Benim hakimim veya sizin hakiminiz mi?
Veya şöyle söyleyelim.
Bu sistem 1982 darbesi sonrasında kurulmamış mıdır? Kuran kendileri, taşlayan kendileri...
Hatta 12 Eylül öncesini de hesaba katın, o zamanlar iki kurul vardı ama birisi tamamen CHP’nin yönteminde, diğeri de seçilmiş kadroların elinde...
Taşra hakim ve savcıları adeta emir kuluydu...
Savcılar kurulunda CHP örgütünden gelen listeler akşamdan sabaha kararname olup yollara dökülüyordu. O yapıda benim de tayinim sabahtan akşama çıkarılmıştı...
O devirleri de yaşadık ve gördük...
Sorular çok...
Hepsinin ortak noktası bir zihniyetin es vermesidir...
Referandum... Bazılarının rejimden kaynaklanan rahatını kaçıracağı kesin, o yüzden eldeki darbe koltuklarına öylesine yapıştılar ki can gider koltuk gitmez.
Ama eninde sonunda gidecek...
Devam edelim...
Yargıda seçime ve dernekçiliğe başından beri karşıyım, ama bugünkü HSYK’nın yapılanmasındaki mantık “seç beni seçeyim seni” şeklinde değil mi?
Hangi üye diyebilir ki “Eş dost araya girmeden seçildim?..”
Yapıyı tanıyoruz, yapılanları da biliyoruz...
Yeni yapılanma elbetteki yeterli değil, ama en azından eskisini hiç aratmayacak...
“Kaşımak” sözcüğünü onun için kullandım...
Kaşıma, kaşıdıkça neler çıkıyor...
Her kurumda ebetteki çürükler de var ama çürüğün gereği yapılır. Geçmişte ve bugün ortalığa dökülen söylentiler ile politize olmuş kimseler hakkında Yargıtay’ın tutumu merak konusu.
Yargıtay bu kişiler hakkında yasal hangi işlemi yaptı?
Şu anda öyle bir emare görülmüyor...
Yapılacak değişikliğe karşı çıkanların derdi yargı değil, AK Parti hükümetinin oylama sonucu rejim dedikleri resmi ideolojinin gücüne toslamasıdır.
İstiyorlar ki devran öylece devam etsin...
Değil mi ki, Anayasa Mahkemesi gözümüzün içine baka baka 367 karar yeter sayısını toplantı yeter sayısı olarak halka dayatıp gitti...
“Ben yaptım oldu” mantığını taşıyandan mahkeme olur mu?
Hakim olur mu?
Gerçeker, hâlâ mevcut sistemi savunadursun:
“Bu sistem özenle yürütüldüğünde bir sakınca ortaya çıkmayacağı gibi, yargı bağımsızlığının ihlali de söz konusu değildir”
Acaba öyle mi?
Bir de teşkilata sorsak!
Acaba teşkilattaki hakim ve savcılar bugünkü kayırmacı sistem için ne der?
Onlar da Sayın Yargıtay Başkanı ile aynı görüşte mi, yoksa “seç beni seçeyim seni” anlayışına kazan mı kaldırırlar? Yakın zamanda Ankara Adliyesi’nde kaldırmadılar mı?...
Bir de “Çoğunluğun baskısı” deniyor...
Dedim ya, kimileri ‘evet’lerin zaferini baskı olarak görüyor da, darbelerle halkın iradesini yok sayan zihniyeti veya askeri brifing almayı baskı kabul etmiyor...
Demiyorlar mı? “İsterse % 99’la iktidar olsunlar, yine bizim dediğimiz olur.”
Halk dediğin nedir ki! Sürü... Bir çobanla bir aydının(!) oyu bir mi?..
Elbetteki rejimin kayırmacılığında palazlananların dediği olacak, “Değiştirilemez değiştirilmesi de asla teklif edilemez” diyorlarsa öyledir.
Tabular varken gerisi angarya... Tabiin, sürü... Sür gitsin...

 
8 Eylül 2010 - 08:10:35
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.511
1.521
 
 Euro
1.921 1.936
 
 Sterlin
2.320 2.365
 
 Altın
61.07 61.67
 
 IMKB
61030  
 
 
Başbakan sırlarını W.S.Journal'a açıkladı...
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin önde gelen ve muhafazakar çizgisiyle bilinen gazetelerinden Wall Street Journal'a özel bir röportaj verdi.
 
 
 
 
  Boydak Holding'in Show TV ve Akşam gazetesine talip olduğu ileri sürülüyor. Peki neden Boydak Grubu? İşte cevabı...  
 
 
 
  Bir buluşamamanın hikâyesi: Bono yazısını okuyup etkilenince tanışmak istediği Radikal yazarı Joost Lagendijk'ı Olimpiyat Stadı'ndaki konser alanında fellik fellik arattı. Bu mümkün olmayınca da bir mektup yolladı.    
 
 
 
 
CHP'li Avcılar Belediyesi'nce hazırlanan ve "Başörtülü kadınları rahibeye benzeten" afiş hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Genel Başkan AVCI Kemal, belediyesinin ismi AVCILAR olunca başörtülüleri vurmadıklarına şükretmek lazım!
 
CHP zihniyetini tam olarak ortaya koyan bir afiş
 
Bu afiş Kılıçdaroğlu'na bir komplo. Zaten kendisi de özür diledi.
 
Herşeye rağmen başörtüsü sorunu CHP'siz çözülmez.
 
 
 
 
 
 
 



Mostbet AZ

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt https://www.krufarhiv.com/ (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin N1 casino her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik Betwinner
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin