DOLAR 1.461 - EURO 1.985 - ALTIN 61.56 - IMKB 63862
Çarşamba 29 EYLÜL 2010
Necdet Kılıç, Avcı'nın "iyi arkadaşıymış" Genelkurmay'dan "Avcı- Çubuklu" açıklaması Kırıkkale Başsavıcısı HSYK üyeliğine aday Dere yatağında bulunan 2 el bombası imha edildi Kafkaslarda operasyon: 14 militan öldürüldü Erdoğan, 4 Ekim'de Bulgaristan'a gidecek Wilders, Amsterdam'da yargılanacak Klasik Demirel: Türban çetrefilli bir konu Kılıçdaroğlu ile Baykal Meclis'e geldi G.Ü'ye ek kontenjanla 640 öğrenci alınacak habertaraf.com
 
 
 
Kirli savaş lobisi tetikte
 
 
 
 
Sinan KARAKAŞ
Pedagojik formasyon kursları
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Sürgünde geçen bir ömür: Abdülmelik Fırat
 
 
 
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Heyecan yapma abla... Hanefi Avcı’yı almışlar!
 
 
Yeni Şafak
Ali BAYRAMOĞLU
Hanefi Avcı neden tutuklandı?
 
 
Zaman
Bejan MATUR
Başbakan Ceylan'a ne zaman gidecek?
 
 
Radikal
Cengiz ÇANDAR
Türkçeye onurunu iade edin
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
MHP'nin anayasa sürprizleri ile Swot Analizi
 
 
Star
Ergun BABAHAN
Başörtüsünün anadili nedir?
 
 
Bugün
Gülay GÖKTÜRK
Türbanlılar Türkiye'nin "son sorunu" da çözülene kadar bekleyecek mi?
 
 
Star
Mehmet ALTAN
Heybeliada’nın Türbanı
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Okurları gerçek ötesi bir dünyada yaşatabilir misiniz?
 
 
Millî Gazete
Mehmet Şevket EYGİ
Kur'an Kur'an diyerek Kur'ana ihanet etmek
 
 
Milliyet
Mehveş EVİN
Allahsız gazeteci kansere yakalanınca
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Avcı davasında akla takılan sorular
 
 
Vakit
Nusret ÇİÇEK.
“İstanbul olarak arkasındayız”
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
Öcalan'a göre gelişmeler pozitif
 
 
Vatan
Reha MUHTAR
Ahmet Kaya'ya çatal bıçak atılırken Kadir İnanır neredeydi?..
 
 
Yeni Şafak
Salih TUNA
Avcı'yı susturmak mı istiyorlar?
 
 
Star
Şamil TAYYAR
Yeni dönemin şifreleri
 
 
Sabah
Sevilay YÜKSELİR
İşte Ahmet Hakan'ın dalağının olmadığını ispatlayan o belge!
 
 
Hürriyet
Yılmaz ÖZDİL
Hanefi Avcı terörist çıktı
 
 
 
 
İlhami ATMACA
 
Reha RUHAVİOĞLU
 
Sevilay YÜKSELİR
 
Ahmet KEKEÇ
 
Ali BAYRAMOĞLU
 
 
 
Kürtçe öğrenim tartışmasına devam

Oral ÇALIŞLAR
[email protected]
 
 
Anadilde eğitim tartışması daha epeyce su kaldırır. Radikal gazetesi de bu gerçeği görerek bu konuyu dosya haline getirdi.

Bu konunun daha net bir zemin üzerinde, bir prensip anlaşmasıyla yürümesinde yarar olduğunu daha önce de dikat çekmiştim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, Türkçe dışında anadilleri olan yurttaşlarının anadillerini korumalarından ve geliştirmelerinden yana olup olmadığı konusunda daha net bir tavır ortaya koyması, bu ülkeye zaman kazandıracaktır.

***

Eğer devlet, çocukların anadillerini koruyup geliştirmesi konusunda üzerine düşen görevi üstlenmek istediğini net bir şekilde ortaya koyarsa, daha kapsamlı ve detaylı bir tartışma başlayabilir. Seçmeli ders, iki dilli eğitim modelinin nasıl yürütülebileceği,Kürdoloji bölümleri vb. tartışma konularına geçilebilir. 

Devlet, uluslararası evrensel insan hakları, azınlık hakları, anadilin korunması gibi temel haklar çerçevesinde ana dil konusunda olanaklar sağlamakla yükümlü.  Çerkezler, Araplar, Lazlar, Gürcüler vb. çeşitli etnik grupların talepte bulunmalarıı durumunda,aynı ilkeler çerçevesinde onların

talepleri de incelenecek ve çeşitli projeler geliştirilmesi normal bir gerekliliktir.

Resmi dil konusuna gelince:Bir ülkenin eğitim sisteminin içinde birden fazla dil kullanılması ile o ülkede birden fazla resmi dil olması zaten eşanlamlı şeyler değil.Şu an talep edilen şey de, birden fazla resmi dil değil.

Ama resmi dil meselesi de gösterildiği kadar basit değil. Dünyadaki değişik modelleri gözden geçirdiğimizde, bir ülkedeki farklı resmi dillerin her zaman eşit statüde olmadığını kolaylıkla görebiliyoruz. Örneğin “yöresel resmi dil” diye bir kavram var.

***

Belçika, İsviçre, Lüksemburg, İspanya, Kanada gibi “klasik örnekler”in dışında da birden fazla resmi dili olan birçok ülkenin olduğunu bu bağlamda hatırlamakta büyük yarar var.

Örneğin İsrail’de üç resmi dil (İbranice, Arapça ve İngilizce)  var.Birden fazla resmi dili olan ülkeler arasında Norveç, Finlandiya, Beyaz Rusya gibi birçok örnek sayılabilir. Norveç’te üç farklı dil konuşulmasına rağmen bu dillerden sadece ikisi bütün ülke çapında resmi dil statüsünde. Güney Afrika’nın 11 resmi dili var.

Alman anayasasında resmi dile ilişkin bir madde yok, ama anayasa Almanca olduğu için resmi dilin Almanca olduğu kabul ediliyor. Hindistan’da ise ülkenin tamamında geçerli olan iki resmi dilin yanısıra,çeşitli bölgelerde geçerli olan yöresel resmi diller var. Yeni Zelanda’da ise üç resmi dil var ve bu dillerden birini bir işaret dili olan “New Zealand Sign Language ” oluşturuyor.

Ukrayna’da şu an tek resmi dil Ukraynaca ama okullarda ülkede yaşayan diğer etnik grupların dillerinde de eğitim yapılabiliyor.Ukrayna anayasasında,ülkede yaşayan bütün etnik grupların dillerinin korunacağına ilişkin bir madde var. Ama Ukrayna’ca dışındaki dillerde eğitim görenlerin Ukrayna’ca dersi almaları da zorunlu. Ayrıca,ülkedeki resmi tabelalarda, Ukrayna’canın kullanılması zorunluluğu var,ama Rusça’nın kullanılması da legal sayılıyor. Ukrayna’da ikinci resmi dil olarak Rusçanın kabul edilip edilmeyeceği konusunda ise bir tartışma yaşanıyor. Balkan ülkelerinde de çok değişik uygulamalar olduğu biliniyor.

Sonuç olarak, birden fazla dil konuşulan her ülkenin kendine göre bir model oluşturduğunu ve bu modellerin zaman içinde değişim geçirebildiğini görüyoruz. Ne resmi dil konusunda, ne de eğitim dili konusunda, evrensel geçerliliği olan tek bir formül yok.Türkiye, bu günlerde,kendi özgün modelini aramanın sancısını yaşıyor.

***

“Birden fazla resmi dili olan ülke bölünür”, “birden fazla eğitim dili olan ülke yıkılır”, “bütün dünya bizi bölmek için pusuda bekliyor” gibi klişeleri ne zaman aşacağımızı gerçekten de merak ediyorum. Başbakana ve hükümete bu konularda yanlış telkinlerde bulunanların bu ülkenin birlik ve bütünlüğüne hayırlı bir yaklaşım içinde olmadıkları ortada.

Farklı diller konuşan halklara karşı yürütülen bastırma, yok sayma gibi uygulamaların birçok durumda bölünmenin asıl tahrik edici unsurunu oluşturduğunu,çok dilli ve çokkültürlü ülkelerin ayrımcı siyasetler yüzünden parçalanmış, büyük acılar çekmiş olduğunu biliyoruz.

Kürtçe konusuna gelince: Kürtçe bitişiğimizdeki Kuzey Irak’ta yani Kürdistan’da resmi dil.

Üstelik o Kürtler, Türkiye Kürtleriyle akrabalar. Türkiye Kürtlerinin çocuklarının bir kısmı Kürdistan’daki üniversitelerde Kürtçe eğitim görüyor. Bu açıdan net bir statü söz konusu.

Türkiye Cumhuriyeti’ne egemen olan anlayış, onlara yıllarca dillerini unutturmak için aşırı baskılar uyguladı. Bunlar devlet politikası olarak belgelere geçti. “Zoraki asimilasyon” olarak tanımladığımız insan haklarına aykırı siyaset hiç ara vermeksizin sürdürüldü. Buna rağmen Kürtçe yok olmadı. Son 25 yıllık “düşük yoğunluklu savaş” süreci içinde Kürtler, kültürel kimliklerini korumak için çok büyük acılara katlandılar.

***

Önce “yok” dediğimiz,adını bile kesinlikle duymak istemediğimiz,adını anana ceza verebildiğimiz bir halk vardı. 30 bin insanın yaşamını yitirmesinin ardından bu halkın varlığı kabul edildi. Sonra bu halkın dilinin olmadığı iddia edildi. Şimdi bu da aşıldı. Şu andaki direniş, “onların bir tane dilleri yok ki” noktasından, “devletin onlara dillerini öğrenmeleri için imkan sağlaması,bölünmenin başlangıcı anlamına gelir” gibi klişeler etrafında gerçekleşiyor.

Kürtler, anadillerini öğrenmekten vazgeçmeyecekler. Bu konuda eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti aktif ve öncü bir rol üstlenirse,  bu halkın devletle olan bağları daha sağlıklı, daha uyumlu hale gelir.

 
28 Eylül 2010 - 07:58:47
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.451
1.461
 
 Euro
1.970 1.985
 
 Sterlin
2.270 2.330
 
 Altın
61.12 61.56
 
 IMKB
63862  
 
 
Karagöz canlanıyor...
 
Karagöz’ün yeri neresi? Karagöz’ün ete kemiğe bürünmüş hali mümkün müdür yoksa kukla olarak perdede kalmaya devam mı etmelidir?
 
 
 
 
  Radikal gazetesi Eyüp Can ile birlikte yeni döneme girerken, oradan ayrılan yazarlar da kendilerine yeni adresler buluyor.  
 
 
 
  Köşesinde İlhan Kesici'nin CHP'den istifa edeceğini iki hafta önce açıklamıştı. Bugünkü köşesinde de Kesici'nin istifasının perde arkasını ve merkez sağdaki lider arayışlarını yazdı...    
 
 
 
 
Antalya Büyükşehir Belediyesi iki yıldır bira festivali düzenliyor. Şehrinizde böyle bir festival düzenlense tepkiniz ne olurdu?
 
Çok mutlu olur, arkadaşlarla gider, içip eğlenirdik.
 
Mutlaka tepki gösterir, kaldırılması için uğraşırdım.
 
Belediyeler halkın sağlığından da sorumlu olduğundan içkiyi teşvik etmemeli.
 
Çekimserim.
 
 
 
 
 
 
 
 




Mostbet AZ

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin