DOLAR 1.505 - EURO 1.938 - ALTIN 61.40 - IMKB 60608
Salı 14 EYLÜL 2010
Yunan medyası: Türkiye daha güçlü İngiltere Dışişleri Bakanı: AB yolunda önemli adım Dursun Güneş serbest bırakıldı Bursaspor'a UEFA'dan 360 kişilik takip Afganistan'da binlerce sahte seçmen kartı çıktı Yargı, İspir'de HES kurulmasına onay verdi Adanaspor'da ''Menteşe ''dönemi... Emniyet raporu "katliam" dedi Borsa, ilk seansı 62193 puandan tamamladı Gün ortasında Dolar 1,502 TL, Euro 1,929 TL. habertaraf.com
 
 
 
Türkiye-Çin ilişkileri: Çin’in gözünde Türkiye
 
 
 
 
Murat KOÇAK
Hadi Hayırlı Traşlar…
 
 
 
Okur Temsilcisi
Hırsızlığın yeni adı: Bir internet sitesi
 
 
 
 
Nuri Aykon Hakk’a yürüdü
 
 
 
 
 
Vakit
Abdurrahman DİLİPAK
Kesin sonuç
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
Bu da bana kapak mı oldu
 
 
Radikal
Akif BEKİ
Ertesi gün için karanlık senaryolar
 
 
Radikal
Cengiz ÇANDAR
Bak, orada 58'e 42 yazıyor!
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
Kürt sorunu: CHP'siz olmaz
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Kılıçdaroğlu artırdığı oyları nasıl düşürdü?
 
 
Yeni Şafak
Fehmi KORU
Yüzde 58'in ne kadarı Ak Parti'nin?
 
 
Yeni Şafak
Hakan ALBAYRAK
Günümüzü gördük
 
 
Milliyet
Hasan CEMAL
Kılıçdaroğlu, ‘Baykal kafası’ndan kurtulabilir mi?
 
 
Zaman
İhsan DAĞI
Siyasete sivil ayar
 
 
Milli Gazete
Kazım ARSLAN
Referandum neticesi nasıl okunmalıdır
 
 
Sabah
Mehmet BARLAS
Referandum sonucu böyle mi değerlendirilir?
 
 
Bugün
Nuh GÖNÜLTAŞ
En büyük kaybeden, kılavuzu CHP olan MHP'dir...
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
Halka güvenmeyelim peki neye güvenelim?
 
 
Vatan
Reha MUHTAR
Referandumdaki oyum!..
 
 
Hürriyet
Yılmaz ÖZDİL
Benden söylemesi (dört)
 
 
Vatan
Zülfü LİVANELİ
Bu tabloya iyi bak Kenan Evren!
 
 
 
 
Ahmet HAKAN
 
Zülfü LİVANELİ
 
Cengiz ÇANDAR
 
Aliya RAHTE
 
Yılmaz ÖZDİL
 
 
 
Her şey Şarlo!

Selim İLERİ
 
 
Charlie Chaplin öldüğünde otuzuma iyice yaklaşmıştım; yıl 1977. Birden şaşırdım: Ölümlerle karşılaşmama rağmen Şarlo'nun öleceğini düşünmemişim? Çağın en büyük sinemacılarından biri, ölümsüz bir güldürü ustası!..

Yıllardan 1957 mi, 1958 mi, neyse, hangi yılsa, Firuzağa İlkokulu'nun bana o zamanlar pek kocaman gelen alt kat teneffüshanesinde sinema perdesi kurulmuş, "Sinemacılar geldi!" denmiş, hepimiz aşağıya iniyoruz, basamaklardan birer ikişer atlayarak.

Ama ne sinema perdesi! En küçük esintide dalgalanıp duru­yor. İskemlelere çöktük, her yer karardı, çarşaftan perdede Şarlo! Hayatımda ilk kez Şarlo! Daha ilk anda çarpılıp kalıyorum.

Elbette şapkası, ucu kıvrık, elbette çengelimsi bastonu, bol pantolonu. Gözleri, eskilerin deyişiyle fellik fellik aranıyor. Bir saniye durduğu yok bu sürmeli gözlerin. Bıyıklar takma mı, bo­yalı mı, sahici mi, anlayana aşk olsun...

Art arda küçük parodilerdi seyrettiklerimiz, siyah-beyaz. Siyah-beyaz da, lekeli, paslı âdeta, ikide birde kopar eski, çok eski filmler. Fakat Şarlo ve hüzünlü mizahı yepyeni!

Beni bunca etkileyen neydi? Herkes, bütün çocuklar gülüşüyorlardı. Ben gülmüyordum; gülmediğimi çok iyi hatırlıyorum, gülmek şöyle dursun, içim burkulmuştu.

Herkese iyilik etmek isteyen, oradan oraya yapayalnız savrulan bu tuhaf adamı sanki bir yerden tanıyordum ama nerden? Nerdenini bir türlü bulamıyordum. Zaten tuhaf adam maceradan maceraya o kadar hızlı gidip geliyordu ki, sorular sormak, soruları yanıt­lamak imkânsızdı. Sessiz sinemanın örnekleri olmasına rağmen, kıpır kıpır Şarlo sanki sesler, gürültüler patırtılar kuşanmıştı.

Daha önce sinemaya gitmiştim. Çizgi filmler, siyah-beyaz ye­ni filmler, hatta renkli filmler görmüştüm. Hollywood'un 1950'lerdeki yıldızlarından büsbütün habersiz değildim: Güzel, çekici ka­dınlar, yakışıklı erkekler, sonra, fizikleriyle değil, sanatlarıy­la sivrilmiş 'karakter oyuncuları'...

Ama Şarlo bambaşkaydı. Onda ne fizik açıdan, ne hikâyedeki rolü açısından herhangi bir üstünlük yoktu, hepimiz gibi de değildi. Kendisiydi, şaşkındı, yakın, ürkek. Çoğu kez dışlanmış ve yalnızdı. Şarlo bende öyle kaldı.

Yirminci yüzyılın hemen başlarında sinemada âdeta bir pandomimci, sözsüzoyuncu gibi saltanat kuran Şarlo, sessiz sinemadan sesli sinemaya geçişte, kimliğinden ve değerinden yitirmeyen sayılı yıldızdan biri olacaktı. Filmleri hiç eskimiyor olmalıydı ki, sessiz sinema zamanından kalanlar, işte, 1950'lerin sonunda bizim okulda gösteriliyor, bütün çocukların sevinçlerini ayaklan­dırıyordu...

Okulda başka filmler de seyrettik. Sesli sinemanın örnekleri, yerli sinemanın acıklı verimleri, hatta yine eski, unutulmayacak filmler, sinema klasikleri. Ama o Şarlo hüzünlü güldürüleri kadar hiçbiri etkilemedi beni.

Geçen yarım yüzyılda seyrettiklerim... Şimdi hangi filmini anmadan geçebilirim Şarlo'nun! Altına Hücum'daki müthiş yemek sahnesini mi? Gözyaşlarımı tutamadığım Sahne Işıkları'nı mı? Ondan da acıklı Şehir Işıkları'nı mı? Ya, dünyanın korkunç bir yıkıma sürüklendiğini bir kehanet gibi söyleyen Büyük Diktatör?! Ürperip kaldığım Mösyö Verdoux mu?

Bu eserlerde Charlie Chaplin'i ölümsüz kılan neydi diye sor­mayacağım, Şarlo'nun sanatı üzerine yazılmış bazı kitaplar okudum. Yazarlar onun, Büyük Diktatör dışta tutulursa, hemen hep hor görül­müş insanı irdelediğini belirtiyorlardı. Hor görülmüş, itelenip kakılmış, ama 'insanlığından' bir şey yitirmemiş...

Sadri Alışık'la Turist Ömer üzerine konuştuklarımızı hatırlıyorum. "Tesadüfen, kendiliğinden ortaya çıktı ama, Turist Ömer yüzünden Şarlo'yu sil baştan değerlendirmek zorunda kaldım" demiş­ti. Vardığı sonuç aynıydı: Başkalarınca kalbi kırılıp da başkala­rının kalbini kırmaktan korkmuş kişinin seyircideki derin etkisi...

"Çünkü" demişti, "üst-ast ilişkileri oldukça, her şey Şarlo!" Çevremizde olup bitenlere kaygılandıkça, Sadri Abi'nin sözünü yeniden-yeniden anıyorum.

 
12 Eylül 2010 - 09:17:13
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.495
1.505
 
 Euro
1.923 1.938
 
 Sterlin
2.285 2.330
 
 Altın
60.85 61.40
 
 IMKB
60608  
 
 
'Ey Türk! Titre ve kendine dön'...
 
Ülkücülerin önde gelen ismi Ramiz Ongun, referandumun ardından MHP'yi değerlendirdi
 
 
 
 
  Norveç’in NRK radyo istasyonunun haber spikeri Pia Beathe Pedersen, canlı yayında haberleri sunarken birden “Bugün hiç önemli bir şey olmadı” diyerek haberleri okumayacağını söyledi.  
 
 
 
  Kıbrıs'a konser vermeye giden Serdar Ortaç'ın kumarhanede servet bıraktığı ileri sürülüyor.    
 
 
 
 
Referandum sonucunu nasıl buldunuz?
 
Evet oranını daha yüksek bekliyordum
 
Hayır oranını daha yüksek bekliyordum
 
Evetçiler iktidar gücünü kullandı
 
CHP ve MHP yanlış politika izledi
 
 
 
 
 
 
 

Mostbet AZ

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt https://www.krufarhiv.com/ (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin N1 casino her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik Betwinner
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin