DOLAR 1.595 - EURO 1.932 - ALTIN 62.71 - IMKB 55234
Cuma 11 HAZİRAN 2010
“Çağdışı bir ülke yerine İsrail’i tercih ederim” Referandumda ilk oylar 3 ağustosta Hakkari'de polis noktasına saldırı: Ölen yok 2 pilot subay ile 1 teknisyen astsubay şehit Rusya, İran'a S-300 füze satışlarını dondurmuyor At ve eşek eti op: 16 kişi serbest kaldı Borsa z54861 puandan günü tamamladı Dolar 1,588 TL, Euro 1,922 TL'den günü bitirdi İsrail'in gemi baskını kınandı Karabulut ailesinin talebi reddedildi habertaraf.com
 
 
 
Hollanda'da seçimin tartışmasız galibi FAŞİZM
 
 
 
 
Ahmet ÇİÇEK
ABD (oğulları) ya da İsrail (oğulları)
 
 
 
Okur Temsilcisi
Fethullah Gülen haberlerine tepkiler
 
 
 
 
Cengiz Aytmatov'un vefat yıldönümü
 
 
 
 
 
Hürriyet
Ahmet HAKAN
‘Hoca Efendi’ tartışılmaz mı?
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Fethullah Gülen’den korkuyor muyum?
 
 
Yeni Şafak
Ali BAYRAMOĞLU
Bıçak sırtında yürüyen Başbakan...
 
 
Star
Ardan ZENTÜRK
Gazze’nin asıl nedeni: Filistin doğalgazı
 
 
Yeni Asya
Cevher İLHAN
Saldırı soğumaya bırakılıyor…
 
 
Vakit
D. Mehmet DOĞAN
Seyfi Oktay neden bakan olmuştu?
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Bölgede barış istediği sürece Türkiye dertten kurtulamaz
 
 
Milliyet
Güneri CİVAOĞLU
Mavi Marmara oyları
 
 
Milli Gazete
Kazım ARSLAN
Saadet ve yeniden format
 
 
Hürriyet
Mehmet Yakup YILMAZ
Mossad ajanı Türk gazeteciler!
 
 
Zaman
Mümtaz'er TÜRKÖNE
İsrail, AK Parti hükümetini yıkabilir mi?
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Bülent Yıldırım anlatıyor
 
 
Bugün
Nuh GÖNÜLTAŞ
Anayasa Mahkemesi kuzuyu yemeye karar verirse...
 
 
Hürriyet
Nuray MERT
Korkuyorum
 
 
Posta
Rauf TAMER
Birikmiş notlar
 
 
Vatan
Ruşen ÇAKIR
Hem İsrail’e, hem ABD’ye, hem kendi cemaatine seslendi
 
 
 
 
Emine K. ARSLANER
 
İbrahim YILDIRIM
 
Taha KURUTLU
 
Kevser TOPKAR
 
Harun KABAN
 
 
 
Siyasetin hizmetinde olmayan bir 'insani yardım'

Kürşat BUMİN
[email protected]
 
 
"İnsani yardım" bahsinde yazıp çizenlerin bu yeni ve önemli hareketlerin seyrinde "Anglosakson ve Avrupa türü" şeklinde bir ayrım yaptıklarına da şahit oluyoruz. Bu türlerin ilkinde "devlet"in "insani yardım" ile daha yakından ilgilendiği, ikincisinde ise bu çerçevedeki hareketlerin bağımsızlıklarına daha düşkün olduğu söylenmektedir. Demek ki ilkinde devletin "insani yardım"ı siyasi-ideolojik çatışmalarında bir propaganda aracı olarak görmesi ve değerlendirmek istemesi, ikincisinde ise devletin bu alandan elini çekmesinin istenmesi söz konusudur.

"İnsani yardım" konusunda "Anglosakson-Avrupa" ayrımını yapanlar bu iki anlayışın başından itibaren birbirinden bıçakla ayrılmış olduğunu ileri sürmüyorlar tabii ki. Nitekim, Fransa'nın bugünkü dışişleri bakanı Kouchner'in 80'li yılların sonlarından itibaren uzunca bir dönem hükümette "İnsani yardım"dan sorumlu devlet bakanı olarak yer alması sözünü ettiğimiz iki tür anlayışın bir dönem birbirine yakınlaştığının bir delilidir. "Sınır Tanımayan Hekimler" örgütünün eski başkanlarından birisi, Fransa'da hükümette artık "insani yardım bakanı"nın yer almamasını bir ilerleme olarak değerlendiriyor. "İnsani yardım"ın bu çerçevede payına "dış politika" düşen devlet ile bir dönem "bakanlık" şeklinde bir araya gelmiş olmasını yanlış buluyor. Bence de bu alanda doğru yol budur. Yani herkesin kendi işi uğraşması...

"İnsani yardım" ve siyaset arasındaki hassas ilişkiye dair önümde –benim açımdan- aydınlatıcı bir başka örnek de şu:

Fransa Dışişleri Bakanı Kouchner. 2008'de gerçekleştirdiği bir İsrail ziyaretinde "Hamas ile resmi olarak hiçbir temasımız yok. Ancak yarı resmi olarak Gazze'de bulunan özellikle Fransız ONG'leri bize bilgi veriyor" açıklamasını yapar yapmaz "Sınır Tanımayan Hekimler" örgütünden öyle sert bir cevap alıyor ki, bu kadar olur...

Örgüt, çalıştıkları Gazze'den bugüne kadar Fransız dışişlerine resmi ya da yarı resmi en ufak bilgi vermediklerini belirttikten sonra siyasal ve insani çalışmaların birbirine karıştırılmasının defterlerinde yazmadığını açıklıyor. Örgüt, "bütün iktidarlar ve menfaatler (siyasal, dini, ekonomik ya da askeri) karşısındaki bağımsız tutumlarının" insani yardım anlayışlarının ilkeleri olduğunu, yardımlarını tam bir bağımsızlık, tarafsızlık ve nötralite içinde gerçekleştirdiğini vurguluyordu. Nitekim örgüt bu ilkeleri doğrultusunda Fransız hükümetinin yardımlarını reddediyordu.

Yeni anlamıyla "insani yardım" hareketlerinin benimsemesi gereken bir politika bu doğrusu.

Burada "insani yardım" çerçevesinde geçen bir başka kavramı, "içişlerine müdahale hakkı" kavramını da tartışmaya katabiliriz. Formülasyonu çok eskilere (Grotius'a kadar) giden bu kavramın bizi burada ilgilendiren hali tabii ki "insani müdahale hakkı" şeklindedir. Devletlerin egemenlik haklarını zorlayan bu hakkın başka nedenler ve amaçlar için de kullanılması –kullanıldığı- söz konusu olduğu için, "insani yardım" hareketlerinin "müdahale hakkı"nı sadece moral adına kullanmaları ve savunmaları gerekir. Mesela "İnsanları göz göre göre ölüme terk edemem!" şeklinde bir taleple bir devletin egemenlik hakkının zorlanması.

Peki buraya kadar belirtmeye çalıştığım hususlarla "Mavi Marmara"nın başına gelen felaketler arasında nasıl bir ilişki kurabiliriz?

Bu konuda düşüncem şöyle: Evet İHH, bugüne kadar yaptıkları eylemi devlet ve hükümet ile ilişkilendirmek açısından en ufak bir adım atmadı; ancak Gazze'ye yardım seferinin devlet-hükümet tarafından bir biçimde sahiplenilmesi karşısında da sesini çıkarmadı. Keşke, diyorum, ülkenin bu en güçlü insani yardım hareketi, bu tür eylemlerin geleceğini de düşünerek, devlet-hükümet ile arasında mutlaka korunması gereken mesafeyi daha açıkça belirtseydi. Devletten-hükümetten tamamen uzak, otonom bir hareket olduğunu altını özellikle çizerek ortaya koysaydı.


 
8 Haziran 2010 - 08:19:46
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.585
1.595
 
 Euro
1.917 1.932
 
 Sterlin
2.309 2.350
 
 Altın
61.95 62.71
 
 IMKB
55234  
 
 
Recep Vidin: Mavi Marmara cennetimdi...
 
İnsani Yardım Vakfı (İHH)’nın organizasyonunda gerçekleşen “Rotamız Filistin, yükümüz insani yardım” sloganıyla yola çıkan Mavi Marmara gemisinde, Ankara Araştırma ve Kültür Vakfı Başkanı Recep Vidin de vardı. Yazarımız Adem Yavuz Irgatoğlu, Recep Vidin’le Mavi Marmara'da yaşananları konuştu.
 
 
 
 
  'Baykal'a kaset komplosunu hazırlayan da, Kılıçdaroğlu'nu başkanlık koltuğuna oturtan da aynı güç. Peki Kılıçdaroğlu Ergenekon'a diyet mi ödedi?'  
 
 
 
  Aydın Doğan, AK Parti’nin derin merkezine 3 kere gitmiş! Bu ziyaretlerde bazı yazar ve televizyoncuların kelleleri istenmiş. Yeniçağ’ın polemikçi yazarı Sabahattin Önkibar, bugünkü köşesinde Aydın Doğan’ın pazarlık için Ankara’da AK Parti kurmaylarına gizlice ziyaretlerde bulunduğunu şöyle yazdı...    
 
 
 
 
Yardım gemilerinin İsrail'in terör saldırısına uğramasıyla başlayan süreçte Türkiye'nin tavrını nasıl buldunuz?
 
Saldırı olmadan önce önlem alınmalıydı.
 
Yerinde ve etkin bir müdahale oldu.
 
Müdahale yerinde ama Türkiye-İsrail ilişkileri daha sıkı gözden geçirilmeli.
 
 
 
 
 
 
 
 



 
 
     
Kategoriler   HaBerTaraf
HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt https://www.krufarhiv.com/ (Kurucu)
 
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
HaBertaraf Anadolu Ajansı ve Cihan Haber Ajansı abonesidir.
 
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik Betwinner
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin N1 casino her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.

Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin