DOLAR 1.575 - EURO 2.144 - ALTIN 68.36 - IMKB 65927
Cumartesi 22 OCAK 2011
CHAVEZ'İN TÜRK TABURU! P5 + 1 ile İran zirvesi sona erdi Balyoz'un fişlediği başkanlar şaşkın 7 amiral Genelkurmay'a çağrıldı ve belge soruldu Radyodan Kur'an okunmasına yasak ADANA'DA YANGIN: 2 ÇOCUK ÖLDÜ Balyoz'da 184 AK Partili vekil tutuklanacaktı 'Kur'an okuttu oruç tuttu, tutuklayın!' HİZBULLAH'A BASKIN: 13 GÖZALTI MAÇTA ÇATIŞMA: 4 ÖLÜ, 13 YARALI! habertaraf.com
 
 
 
'Danıştay, statükonun bekçiliğine soyundu'
 
 
 
 
Eren ERDEM
Allah Elçisi ve Kenz Müslümanları (!)
 
 
 
Okur Temsilcisi
İlginç videolar
 
 
 
 
'Mini Nobel' Ilkka Hanski'ye verildi
 
 
 
 
 
Bugün
Gültekin AVCI
JİTEM devam ediyor
 
 
Milli Gazete
Mustafa ÖZCAN
Sahte rejimler, çalıntı devrimler!
 
 
Akşam
Nagehan ALÇI
19 Mayıs Gençlik ve Spor Eziyeti
 
 
Bugün
Nuh GÖNÜLTAŞ
Bunlar uslanmazlar...
 
 
 
 
Selami SAYGIN
 
İlhami ATMACA
 
Alper GÜRKAN
 
Ayhan BİLGEN
 
Necmettin EVCİ
 
 
 
Danıştay ve siyasallaşan yargı

Adem Yavuz IRGATOĞLU
[email protected]
 
 
Danıştay 8. Dairesi’nin, 2010 Akademik Personel ve Lisans Üstü Eğitim Giriş Sınavı (ALES) sonbahar dönemi kılavuzundaki “kılık kıyafetle ilgili düzenlemelerin” yürütmesini durdurma kararı, yargının bir kez daha siyasallaştığını göstermektedir.

Türkiye’nin en yakıcı konularından biri olan başörtüsü, Türk siyasetinde yıllarca yasaklanmış ve tartışmaların odağında olmuştur. İşte bu tartışmalardan birini daha yaşıyoruz, hem de eğitim alanında, özgürlükler noktasında ‘yırtınıp durduğumuz’ şu günlerde. “Özgürlüklerin yanında olmamız gerekir” diyen hukukçuların yine özgürlükleri engelledikleri bir noktadayız. Yargının siyasallaştığı noktanın somut örneklerini yaşıyoruz. Siyasallaşan yargı buna denir!

Siyasetçilerin bu konudaki birkaç açıklamasını kısaca belirterek geçelim. Başbakan R.T. Erdoğan: “Karar son derce keyfi, vicdanları yaralayan, evrensel hukuk kuralarını çiğneyen bir karardır.” CHP Genel Başkanı K. Kılıçdaroğlu, “Danıştay’ın kararı yargı kararı. Herkes saygı duyacak. Sonuçta yargının verdiği karara bizim itiraz şansımız yok. Karara saygılı olacağız.”

Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker: “Biz hukukçular her zaman özgürlüklerin yanında olması gereken insanlarız. Demokratik hak ve özgürlüklerin daima genişletilmesi, ileri götürülmesi bir hukukçunun en büyük ideali olmalıdır.” HAS Parti Genel Başkanı N.Kurtulmuş: “Danıştay’ın antidemokratik kararından vazgeçeceğini ümit ediyorum.” SP Genel Başkan Yardımcısı M. Kamalak: “Yanlış yola girmiş ve anayasaya açıkça aykırı olan bir karar vermiştir.”

Ortada bir antidemokratik kararın olduğu aşikâr. İşte Danıştay’dan bir ‘özgürlük savunucu(!) karar daha! Neymiş efendim, başörtülü olanlar tanınmıyormuş! Yani “fiziksel teşhiste sorun olabilir”miş! Yahu, siz insanları tanımanın yolunu, onların kulaklarının biçimine, kulaklarında kaç tane küpe deliği olduğuna, kulak memesinin yapışık olup olmadığına bakarak mı anlıyorsunuz? Bu bahanelerle ancak kendinizi avutursunuz…

Asıl örtünmenin kaynağına bakacak olursak, İslam dininde, Kur’an ayetlerinde bunu görmek mümkündür. Hz. Muhammed’in Medine döneminde nazil olan Nûr Suresi’nde yer alan örtünme, bugüne kadar farklı isim ve tanımlamalarla tartışılmıştır. Başörtüsü kavramına bir örnek verelim: “Resulüm! Mümin kadınlara da söyle ki; bakışlarını kıssınlar ve edep yerlerini günahtan korusunlar, (mecburen görünen yerler hariç) zinetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler.” (Nûr S. 31. A. Diyanet Tefsiri).

Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğünde başörtüsü: “Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü, başörtü, eşarp”; türban ise: “İnce kumaştan yapılmış, başı sıkıca kavrayan bir tür başörtüsü” olarak tanımlanıyor. ‘Kendini laik olarak görenler’ türbanı tanımlarken -biraz da siyaseti kullanarak- “başın kapatılarak, boyun altından sıkılması, bir tutam saç görünmesi” biçiminde tarif ediyorlar. Başörtüsünü ise “Anadolu kadının eskiden beri saçın bir kısmının görünecek şekilde bağlanması” şeklinde tarif ediyorlar.

Bu farklı tanım ve tarifler, tartışmanın kavramsal boyutunu, adlandırma boyutunu gösteriyor. Bu tartışmalar yayın politikası gereği veya başka nedenlerden dolayı ‘ikiye bölünmüş’ olan basının haber diline de farklı şekilde yansıyor. Kimi basın organı ‘başörtüsü’ kelimesini kullanırken kimisi de ‘türban’ kavramını tercih ediyor.

Değerli bir arkadaşımızın ‘başörtüsü ile ilgili tez çalışmasına’ “giriş” yazmam için çok sayıda haber taramıştım. Bu haberleri tararken –inceleyeceğimiz üç gazete arasında olan- Hürriyet ve Cumhuriyet’te başörtüsüyle ilgili neredeyse bütün haberlerin “türban” kelimesi üzerine kurgulandığını görmek mümkündü. Sevgili Gamze’den izin alarak birkaç başlığı değerli okurlarımla paylaşıyorum.

Hürriyet: “Türban yasağı değiştirilemez”, “301’e ‘türban’ ertelemesi”, “Türban duvarı”, Cumhuriyet: “THY’de türbanlı hostes dönemi”, “Hayali Türban Savunucuları”, “Laiklik ve türban paneli”, “Türbanın önlenemeyen yükselişi.” Zaman: “Başörtüsü mağduriyetini ‘ikna odası’nda anlattılar”, “İzmir’deki kutlamalarda albaydan yaşlı başörtülülere protokol yasağı”, “Kompozisyon birincisi, başörtüsü yüzünden ödülünü alamadı.” Basındaki durum işte budur.

Unutulanlar: Anayasa veya Danıştay’ın verdiği kararlar değişebilir ancak insanların inançlarından dolayı özgürlükleri kısıtlanamaz!

 
21 Ocak 2011 - 00:03:32
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.563
1.575
 
 Euro
2.126 2.144
 
 Sterlin
2.482 2.530
 
 Altın
67.98 68.36
 
 IMKB
65927  
 
 
AK Parti'nin içkiyi önemseme nedeni!...
 
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, 'Muhafazakârlıkla hiç ilgisi yok dediği içki yasağının gerekçesini anlattı, sınırlarını çizdi. Çelik, Danıştay'ın başörtüsü konusunda verdiği kararı da değerlendirdi.
 
 
 
 
  Avrupa'nın birçok ülkesinde görülen Müslüman karşıtlığı son yıllarda giderek artıyor. Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde yaşayan bilim insanı, yazar ve gazeteciler, Müslümanlara bakışı anlattı...  
 
 
 
  Adalet ve Kalkınma Partisi 2011 genel seçimlerinde Mehmet Ağar’ı Elazığ’dan aday göstereceği iddia edildi.    
 
 
 
 
CHP lideri Kılıçdaroğlu kurultaydaki konuşmasında birçok vaadde bulundu. Siz bu vaadleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Hoşuma gitti. Destekliyor, iktidara gelirse yapacağına inanıyorum.
 
Bu kadar vaade ülkenin bütçesi yetmez. Hayalci buluyorum.
 
"YÖK'ün ve harçların kaldırılması" gibi güzel vaadlerde bulundu. Yapamasa da söylenmesi bile güzel.
 
Boş vaadlere karnımız tok. Kılıçdaroğlu iktidara gelemeyeceğini bildiği için bol keseden atıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 

slottyway

binomo

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin