DOLAR 1.556 - EURO 2.068 - ALTIN 70.45 - IMKB 66822
Perşembe 30 ARALIK 2010
Gençlerbirliği'nde doping şoku Dolar 1,5530, Euro 2,0640 lira Uluslararası göçmen kaçakçılığına darbe ANKARA'DA TOPLU TAŞIMAYA ZAM GELDİ MHP, Gül'ün Diyarbakır ziyaretini olumlu buldu Babacan: Borç stoğu düşen tek ülke Türkiye AMCA, 4 KİŞİYİ MİRAS İÇİN KATLETMİŞ Türkiye, elçinin atanmasından memnun Gül-Baydemir görüşmesi 45 dakika sürdü Aytaç Durak'a dönüş yolu kapandı habertaraf.com
 
 
 
Yerli dizi için ekran başına geçiyoruz
 
 
 
 
Mustafa YOLCU
Öğrenci olayları
 
 
 
Okur Temsilcisi
İlginç videolar
 
 
 
 
Billy Taylor 89 yaşında hayatını kaybetti
 
 
 
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Hınzıra bak sen
 
 
Bugün
Ahmet TAŞGETİREN
Dinçer ile Ayva arasında
 
 
Radikal
Akif BEKİ
Diyarbakır'a niye gidiyor?
 
 
Bugün
Ali Atıf BİR
Tank gibi köşe yazarları...
 
 
Milliyet
Aslı AYDINTAŞBAŞ
Neden ölelim?
 
 
Milliyet
Can DÜNDAR
Çevik Kuvvet neden copluyor?
 
 
Sabah
Emre AKÖZ
Solcu bir kişi nasıl Balyoz dostu olur?
 
 
Star
Ergun BABAHAN
Şili, Türkiye olsaydı
 
 
Posta
Mehmet Ali BİRAND
2 dil ve özerklik seçim sonrasına...
 
 
Star
Mehmet ALTAN
İlke mi tutalım, siyasi parti mi?
 
 
Millî Gazete
Mehmet Şevket EYGİ
Müslüman
 
 
Akşam
Nagehan ALÇI
Papermoon'a giden erkekler
 
 
Sabah
Nazlı ILICAK
Kılıçdaroğlu ve Kayseri'de yeni iddialar
 
 
Yeni Akit
Nusret ÇİÇEK.
Şahin son noktayı koyarken, yargıdan “ses noktası” henüz konulmadı
 
 
Akşam
Oray EĞİN
Beyaz Türklerin yılı
 
 
 
 
Can DÜNDAR
 
Oray EĞİN
 
Nazlı ILICAK
 
Emre AKÖZ
 
Adem Yavuz IRGATOĞLU
 
 
 
Aloo! Yazı Yazdım(!)

Hüseyin ACARLAR
[email protected]
 
 
Mısra benim haysiyetimdir.

(Yahya Kemal)

Tarık Buğra  “Düşman Kazanmak Sanatı” isimli ötüken yayınlarından neşredilmiş kitabında Yahya Kemal’in “mısra benim haysiyetimdir” ifadesine adeta şerh düşer. “Dükkân kapısı hak kapısıdır; dükkânınızı günün belirli saatinde açınız. ‘İlham perisi’ mi; o âşüfteye yüz vermeyiniz!” der. Köşeyi takip edenlerce malumdur ki hayli bir zamandır bana ayrılan köşede yeni yazı göndermedim. Nedeni aslında herkesin malumu olan nedenlerden biri de olabilirdi. Diyelim ki değil. Bunun için hoşgörülerini esirgemeyen site yönetimine teşekkürü borç bilirim.

Tekrar yazmaya başlarken böyle bir yazı ile başlamama vesile olan yorumcular oldu. Anlamakta hiçte zorlanmadığım hatta antrenmanlı olduğum bir saha. Biraz kültürel kodlarımızda saklı sataşma içerikli yorumlara mantıksal açıklama yapmak ne kadar doğru? onu doğrusu bilemiyorum. Yahu insan sormadan edemiyor kardeşim yazı yazmadım diye her gün kontrol edip bir sallama yorum yazma nasıl bir temellendirme üzerine kurulu? Merakımı celbeden, Zihnimi kemiren bu sualdir. Yorumlar şık, içerikleri hoş ironi giydirmelerle dolu. Galiba böylesi zekâların yaman çelişkileri zekâlarına zarif ihanetle meftun. Malum okurundan çok fikrimin ince gülü yazar bolluğunda beni kıymeti harbiyeden saymasanız hiç gücenmem.  Yazar bolluğunda serlevhasında yazar tabelası asılı, bildiği yazdığından malumları “unutma babacığım akşam gelirken bir yazı yazmış olarak Ülker getir!” diyen, gözleri velfecri okuyan veletler galiba bu kadar yazı yazmaya, her konu da muallimül evvel müftüyüazamları çoğaltmakta diye düşüneceğim(!). yazma gerekçesi böyle olunca da

ateizm toteizm men seni

şekere kateizm men seni

akşama budahan gelende loy

öğüne ateizm men seni

Eh günlerden bir gün sigaya çekmek için bir Molla Kasım’ın geleceğini de unutmamalı.
Birde Hayvanın yularından, insanın ikrarından yakalandığı hatırda hep tutulmalı. Romantik giydirmeler ”hoşça bak zatına ki zübde-i alemsin sen kavlince tarafımdan deruni bir rayiha ile tütsülenir. İllaki her nanenin yanına bir medya maydanozu lazımsa ben nane olmayı tercih edip, salatadaki hıyar olmamaya özen gösteririm.
Düşünce hayatımızın kilometre taşlarından Cemil Meriç’in Jurnalinde "Cemiyet, kendine benzemeyen bir çocuk doğurduğu zaman onu beşiğinde boğmaya kalkar. Boğarsa mesele yok. Boğmazsa ya diz çöken bir isyankâr, bir Baudelaire, bir Rimbaud bir Breton çıkar ya cemiyete diz çöktüren bir cebbar gelir. Sezar, Napolyon, Hitlergibi”der. Boğulmayı tercih edenlerin safında durmayı tercih ederim. Başka bir seçenek üzerine düşünmeye değer. Jurnal in bir başka tembihi “Cemiyet çok defa gübre. Zambakla o ufunet arasında bir karabet kurabilir miyiz? Her büyük adam kucağında yaşadığı cemiyetin üvey evladıdır. Zira o yarın ki veya dünkü veya ötelerdeki bir cemiyetin çocuğu, kendi cemiyetinin değil." İfadesine mazhar İsmet Özel’in ağabeyin amentü şiirindeki dizeleri işaret taşı olabilir;



Dilce susup

bedence konuşulan bir çağda

biliyorum kolay anlaşılmıyacak

kanatları kara fücur çiçekleri açmış olan dünyanın

yanık yağda boğulan yapıların arasında



delirmek hakkını elde bulundurmak





Profesör konferans vermek için salona girmiş. Salonda ön sıralarda oturan seyisten başka kimse yokmuş. Boş koltukları görünce konuşup konuşmama noktasında kararsız kalan profesör, seyisin fikrini alma ihtiyacı hissetmiş. Seyis kendisinin atlarla uğraşan, onların dilinden anlayan biri olduğunu ifade ettikten sonra sözlerine şunları ekleyerek konuşmasına devam eder:
- Ahırdan yüz tane attan doksan dokuzu kaçsa geriye kalan bir atı yemle doyuncaya kadar beslerim.
Seyisin cevabı karşısında profesör konferansı yapma kararı alır ve başlar tek dinleyiciye anlatmaya. Konuşurda konuşur tam iki saat fasılasız. Konferansı bitirdikten sonra seyise konuşmasının nasıl geçtiğini, verimli olup olmadığını sorar. Seyis cevaben:
- Basit bir adam olduğunu ve bu konulardan hiç anlamadığını yine de ahıra girdiğimde kalan bir atı elimdeki yem ile besler ama çatlatmamaya çalışırdım.
Bilirim ve derim ki anlattığın konuyu ne kadar bilirsen bil, ne kadar iyi anlatırsan anlat söylediklerin seni dinleyen kişinin anlayabildiği kadardır vesselam.



Bir insan düşünüyorsa korkulur, bir insan yazıyorsa anlaşılmadan önce yargılanır. Kimi kimlikler vardır düşünen; kimisinin ya derisi kimisinin ya kellesi. Kimisinin de gençliği gitmiştir.
İnsan ağzından çıkana dikkat etsin deriz. İnsan söylediğini yazarken dikkat etsin deriz. Söz gümüşse sükût altındır deriz. “Yazı düşüncenin zarafetidir.” “Biliyorsan söyle âlimdir, bilmiyorsan sus adam sansınlar” deriz. “Adam ol” deriz adamlık için kıstas belleriz. Tıpkı yazmak gibi. Yazılanlar insanın haysiyetidir. “Haysiyetle oynayan ateşle oynayandır” deriz. ALOO! hala orda mısın?

 
27 Aralık 2010 - 08:46:49
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.546
1.556
 
 Euro
2.053 2.068
 
 Sterlin
2.375 2.420
 
 Altın
70.01 70.45
 
 IMKB
66822  
 
 
Özkök: Kemalist değilim, Özalcıyım...
 
Ertuğrul Özkök: Bize 'toplum mühendisi' diyenler müteahhit oldu. Ben Kemalist değilim, Özalcıyım.
 
 
 
 
  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, şarkıcı Seren Serengil’in şikayetini değerlendirmeye almadı  
 
 
 
  Reşat Nuri Güntekin'in eserinden uyarlanan ve 5 yıl önce yayınlanmaya başladığı günden bu yana reyting rekorları kıran Yaprak Dökümü dün akşam son bölümü ile ekranlardaydı.    
 
 
 
 
CHP lideri Kılıçdaroğlu kurultaydaki konuşmasında birçok vaadde bulundu. Siz bu vaadleri nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
Hoşuma gitti. Destekliyor, iktidara gelirse yapacağına inanıyorum.
 
Bu kadar vaade ülkenin bütçesi yetmez. Hayalci buluyorum.
 
"YÖK'ün ve harçların kaldırılması" gibi güzel vaadlerde bulundu. Yapamasa da söylenmesi bile güzel.
 
Boş vaadlere karnımız tok. Kılıçdaroğlu iktidara gelemeyeceğini bildiği için bol keseden atıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 

mospet

mostbet

Mostbet AZ
 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt https://www.krufarhiv.com/ (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin N1 casino her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


mostbet login  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik Betwinner
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin