DOLAR 1.550 - EURO 2.040 - ALTIN 68.31 - IMKB 63524
Cuma 17 ARALIK 2010
Erdoğan, İzmit Körfez Geçişi'ne el attı Başbakan Erdoğan: "Bunlar birer marketing" ERDOĞAN VE KILIÇDAROĞLU ŞEB-İ ARUS TÖRENİNDE "Türkiye yüzde 7'nin üzerinde büyüyecek" Bağış'tan özür şartı İşçi taşıyan minibüs kaza yaptı: 14 yaralı Kırgızistan'da yeni kabine belli oldu Siirt'te terör operasyonu: 5 tutuklama İDO'nun bazı seferleriyapılamadı Kayakla atlamada yere çakıldı habertaraf.com
 
 
 
Türkiye'nin Çin'e ihracatı yine rekor kırdı
 
 
 
 
Ahmet ASLAN
AK Parti'nin küçük korkuları
 
 
 
Okur Temsilcisi
İlginç videolar
 
 
 
 
Münir Özkul yoğun bakımda
 
 
 
 
 
Star
Ahmet KEKEÇ
Hastayım size
 
 
Bugün
Ahmet TAŞGETİREN
Baykal ne diyor?
 
 
Bugün
Ali Atıf BİR
Baykal'a göre Twitçiler hasta!
 
 
Akşam
Çiğdem TOKER
Dolar üzerinden maaşa vergi incelemesi
 
 
Radikal
Cüneyt ÖZDEMİR
Marka konferansı çekmedi
 
 
Milli Gazete
Gökçen GÖKSAL
"Kıyamet Günü"
 
 
Zaman
İhsan DAĞI
CHP ile iktidara halk mı gelir devlet mi?
 
 
Posta
Mehmet Ali BİRAND
Balyoz davası, yeni bir dönemin başlangıcıdır
 
 
Star
Mehmet ALTAN
Balyoz’un anlamı
 
 
Yeni Akit
Merve KAVAKÇI İSLAM
Balyoz ETÖ’nün neresinde?
 
 
Radikal
Oral ÇALIŞLAR
'Gerçek Müslüman öğreti' dayatması
 
 
Akşam
Oray EĞİN
Deniz Baykal'a açık mektup
 
 
Milliyet
Rıza TÜRMEN
Silahlara veda
 
 
Vatan
Ruşen ÇAKIR
Gül: Özhaseki’ye sonuna kadar kefilim
 
 
Yeni Şafak
Salih TUNA
Kılıçdaroğlu'nun günahını aldık!
 
 
Star
Şamil TAYYAR
Bir korktum bir korktum
 
 
Milliyet
Taha AKYOL
CHP nereye?
 
 
 
 
Şamil TAYYAR
 
Mehmet HÜSREVOĞLU
 
Ruşen ÇAKIR
 
Ahmet KEKEÇ
 
Mehmet ALTAN
 
 
 
Bir eylem; bir ölü, biraz yaralı, sayısız densiz

Ercan AKSOY
[email protected]
 
 
Başbakan’ın rektörlerle yaptığı görüşmeyi protesto etmek isteyen kimine göre öğrenci kimine göre militan kimine göre bölücü grubun polis tarafından dağıtılması memleketi yine ikiye böldü. Bazıları hükümetçi-polisçi cenahı oluştururken bazıları da özgürlükçü-eylemci cenahın saflarında dizildiler.

Hükümet kanadından da birbirinden farklı yorumlar geldi öğrencilerin şiddetine karşı polisin uyguladığı “şiddet” karşısında. Başbakan müdahaleyi haklı bulurken örneğin Bülent Arınç -eylemin provokasyon tarafının altını çizerek de olsa- sert davranıldığı iddiasını kabul etti.

O gün yaşanan olaylarda ön plana çıkan iki durum vardı; birisi eylemci bir gencin burnunun kırılması, diğeri ve daha önemli olanı ise hamile bir kadının çocuğunu düşürmesi. İddiaya göre biri orta düzey şiddet barındıran diğeri ise cinayet sayılabilecek iki eylemin failleri de polis.

Bu tür olaylarda insanımız genelde standart bir davranış modelini sergiliyor: Hükümette kişinin kendi tarafından bir parti varsa eylemciler doğal olarak rakip olacakları için her zaman güvenlik güçleri ve hükümet haklı görülür. Ama Allah biliyor ya aynı kişiler devletin başında kendi görüşünden bir parti olmadığı zaman “Elbette vatandaşlar demokratik haklarını kullanarak gösteri-yürüyüş yapacak, tepkisini gösterecektir” diyerek avaz avaz bağırıyorlar.

Bu acı verici olayın ardından da yine aynı rezillikleri seyrettik. Ortada bir eylem vardı. Bu eyleme katılanların birçoğu polis tarafından biliniyordu. Bilinenlerin bir kısmının çeşitli örgütlerle ilişkilerinin olduğunun da farkındalığı vardı. Eylem yapıldı, polis karşı koydu, olan oldu. Eylemciler “solcu”, “bölücü” ve “provokatör” olduğu için yedikleri dayağı gayet normal karşılayanlar çıktı. Tamam dayağa alıştı bu toplum, provokasyon yapmayan tek amacı geçinebilecek düzeyde bir maaş istemek olan memur da işçi de o dayaktan nasibini alıyor diyelim ve bu konuyu es geçelim. Fakat her durumda karşıt siyasi yapıların başının ezilmesi gerektiği düşüncesindeki aklıevveller şu önemli noktayı unuttular. O olaylar sırasında bir bebek öldü (eylemin ardından o kadar zaman geçtiği halde bu durum yalanlanmadığı için doğru olarak kabul ediyoruz. Böyle bir şey olmadığı, yalan olduğu ortaya çıkarsa bu yazının sahibine içeriğin tamamını garanti koşulları kapsamında iade edebilirsiniz).

Yukarıdaki uzun paragrafta güme gitmiş olabilir, o nedenle tekrarlayalım: O olaylar sırasında bir bebek öldü! Farklı bir taraftan bakarsak bunu devlet bir cana kıydı şeklinde de algılamak mümkün. Ardından da şu soru tenasüh eyler havsalamıza: Devlet denilen kavramın tanımının içerisinde “katil” kelimesi bulunur mu?

Yaşanan durumlara hep ideolojik baktığımız, yüzde 99’unun Müslüman olmasıyla övünüp rakip görüşlerden birilerinin başına geldiğinde musibetlere bile güzel gözüyle baktığımız bu topraklarda yeri geldiğinde cinayeti bile meşrulaştırmaktan utanmıyoruz. Bir an yalnız başınıza kalın ve bir bebeğin öldüğünü düşünün; o bebeğin nasıl, hangi tür bir ilişki sonucu yapıldığını ima ederek cinayeti savunmak “densiz”liğine düşmeden tabii ki. Bu olayda da yönetimi, güvenlik güçlerini savunan hükümetin koşulsuz savunucularına bir akıl jimnastiği önerilebilir. Bu ülke bir kısım soylunun sahipliğinde olmadığına göre ortak yaşama kültürü doğrultusunda herkes ülkesini sahiplenebilir ve devlet aygıtının çarklarının daha iyi işlemesi için olumlu olumsuz eleştirilerde bulunabilir. Bu doğrultuda örneğin türban ya da kapanma sorunu vatandaşlık haklarına değil belki ama insanlık haklarına aykırı olduğu için mevcut durumla ilgili olarak ülkemizde zaman zaman eylemler yapılır ve katılımcıların çoğu da genç kızlar ve kadınlar olur. Bazen güvenlik güçlerinin hiçbir şeye zarar vermeden gösteri yapan memurlara-işçilere bile dayak attığı göz önüne alınırsa türban eylemi için toplanan şahısları da dövebilecek olması imkânlar dahilindedir. Peki daha fazla kadın katılımcının bulunduğu böyle bir ortamda yapılan müdahale sonucunda bir bebek annesinin karnındayken yediği tekmelerden dolayı ölse? Bu durumda ne derdiniz?

İşin özeti şu: Bir eylemde kaybedilen şey bir can hele hele de daha doğmamış bir can olduğunda o canın ana babasının çarpık ilişkisini ağza alıp geviş getirerek ya da onlar zaten provokasyon için oradaydılar diyerek ya da açık açık “örgüt üyesi, bölücü, solcu onlar hak ediyorlar” diyerek insanlıktan çıkmamak gerekir!

Etrafı kırıp dökerek, vatandaşlara zarar vererek tepki dile getirilmez, hak aranmaz. Hak arama ya da tepki eylemlerini provoke eden örgütler elbette olacaktır. Bir ihtimal o kadının hamile olarak oraya gitmesi ve bebeğini düşürmesi bile planlanmış olabilir. Fakat devlet, karşısındakilere -özellikle silahsız kişilere- bir baba şefkatiyle yaklaşmalıdır. Güvenlik gücüne karşı duran canına kast eden birileri olursa devletin görevlisi kendi canını ve sorumlu olduğu insanların canını korumalıdır elbette. Lakin ilahi önem atfedilen devlet adındaki yapı, herhangi bir eyleme müdahale esnasında bir kadına vurulduğunda kadın hamile ise çocuğunu kaybedebilir şeklindeki temel olarak öğretilmesi gereken bir bilgiden yoksun görevlilerle korunmamalıdır. Bu yapının temelinin adalet ve sevgi olması gerekir çünkü. Temeline bu özelliklerin katılmadığı devlet mahvolmaya, sürünmeye layıktır.

Günler su gibi akıp gidecek ve ülkemizde eylemciler, düzen karşıtları ya da yasa dışı iş yapanlar güvenlik güçlerinin canını alabilecek durumda ve girişimde değillerse bu kişiler kendi şiddet açlıklarından, vatandaş ise olaylardaki zararlardan insani ölçüler doğrultusunda korunacaktır. Günler su gibi akıp gittikten sonra polis şok eden-bayıltan-geçici süre felç eden ama öldürmeyen silah kullanacak ve devlet kavramının içine zorla sokulan “cinayet” kelimesi yerinden çıkarılacaktır. Fakat şimdi değil, günler su gibi akıp gittikten sonra ve medeni ülkeler bunu yaptıktan sonra…

 
14 Aralık 2010 - 00:01:00
 
 
Havadurumu
 

 
 Dolar
 
1.538
1.550
 
 Euro
2.022 2.040
 
 Sterlin
2.365 2.410
 
 Altın
67.65 68.31
 
 IMKB
63524  
 
 
Kuzu'nun biraz daha yumurta yemesi lazım...
 
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural yumurtalı protestoları değerlendirdi: Öğrencilerin yasal zeminde tepkilerini ortaya koymalarını doğru buluyoruz ama gençlerin oyunlara kurban edilmemesi lazım
 
 
 
 
  İSTANBUL- Medya Takip Merkezi'nin (MTM) 2010 yılında magazin dünyasının ünlülerine yönelik 'en medyatik' araştırmasında birinci belli oldu. Geçen yılın birincisi Hadise listede yer almazken, ikinciliğe Cem Yılmaz yerleşti.  
 
 
 
  EDİRNE- GSM operatörü, hiç mesaj atmayan müşteriye ücret faturası yolladı.    
 
 
 
 
Dünyanın gündemine oturan WikiLeaks hakkındaki kanaatiniz nedir?
 
Örnek bir gazetecilik yapan, korkusuz bir site.
 
WikiLeaks, ABD, İngiltere ve İsrail'in yürüttüğü yıldırma stratejisine alet oluyor.
 
Dünyada artık hiçbir şey gizli kalmıyor. Herkes şeffaf olmalı. WikiLeaks bu açıdan iyi bir iş başardı.
 
Bu belgeler İslam coğrafyasını birbirine düşürüp parçalamak için yayınlanıyor.
 
 
 
 
 
 
 
 


slottyway

binomo

 
 
       
Kategoriler   HaBerTaraf HaBertaraf Yayın Hizmetleri
Sahibi ve Genel Müdürü Rıfat YÖRÜK
Genel Yayın Yönetmeni Mevlüt PEKER (Kurucu)

habertaraf.com'da yayınlanan tüm materyalin slottica her hakkı saklıdır. Kaynak Betwinner gösterilmeden kullanılamaz.


  mostbet
 
 
Gündem Sağlık-Çevre Hakkımızda
Yazarlar Eğitim Künye
Güncel Bilim-Teknik İletişim
Siyaset Kültür-Sanat Yayın İlkeleri
Dünya Mizah Yorum Kriterleri
Yurt Yaşam
Ekonomi-İş Medya  
Spor Magazin